| Bugün karşınızda, insanlık adına bir elçi olarak duruyorum. | Open Subtitles | أقف أمامكم الآن كسفير عن الإنسانية |
| Bugün karşınızda, insanlık adına bir elçi olarak duruyorum. | Open Subtitles | أقف أمامكم الآن كسفير عن الإنسانية |
| Demosthenes elçi olarak Yunanistan'a gittiği dönemde zamanın ötesine Sayın Başkan! | Open Subtitles | "كان (دموستين) عندما يسافر كسفير إلى "اليونان إنه لن يذهب عبثاً - سيد (أدامز) ليس لدينا الوقت - |
| Dünya'daki Büyükelçi olarak benim görevim insanların davranışlarını gözlemlemek ve anlamaktır. | Open Subtitles | كسفير للأرض من واجبي أن أراقب وأفهم السلوك البشري |
| Büyükelçi olarak, Dışişleri Bakanlığıyla askerî yardım konusunda birlikte çalışıyorsunuz. | Open Subtitles | كسفير,انت تنسق مساعدات العسكرية مع الدولة, |
| Katrina, beni Amerika'nın iyi niyet elçisi olarak düşün. | Open Subtitles | كاترينا، أُريدُك أَنْ تُفكّرَي بي كسفير نيّة أمريكا الحسنةِ. |
| Amerikan elçisi olarak Jensen'ı göndermek iyi fikir değil, Soğuk Savaş başlatabiliriz. | Open Subtitles | لا أعتقد علينا إرسال " جينسون " كسفير فقد يعيد الحرب من جديد |
| Paco'nun, São Tomé elçisi olarak dokunulmazlığı tehlikeye girdi. | Open Subtitles | كانت حصانة "باكو" كسفير لساو تومي في خطر |
| BM barış elçisi olarak, geçtiğimiz iki yılda dünyanın dört bir yanına gittim. | Open Subtitles | كسفير سلام للولايات المتحدة لقد سافرت العالم أجمع طوال العامين المنصرمين "ورأيت مدنًا تنفطر كـ"بيجين |