Sanki orada, Alman poposunun üzerinde büyük bir Taş gibi oturuyor. | Open Subtitles | يجلس هناك كصخرة كبيرة على أردافه الألمانية |
İnsan Taş gibi olmalı, yargı taşı gibi. | Open Subtitles | كنت دائما كالصخرة كصخرة القضاء |
Şu kalçaya dokun. Taş kadar sert. | Open Subtitles | استشعري ذالك الفخذ نعم, انه قاسي كصخرة. |
çünkü avcılar da onları görebilir. Burada, bu kendisini gerçekten bir kaya gibi görünmesini sağlayabiliyor, | TED | لأن المفترسين قد يرونهم هنا شخص يمكنه أن يغير شكله كصخرة |
Bozuk görünmez bir gemi kayanın yanında duruyor ve tıpkı kaya gibi görünüyor. | Open Subtitles | سفينة تجسس مُدمرة ترقد بجوار صخرة ، تبدو فقط كصخرة |
Onları ne kadar korumaya çabalarsa çabalasın... o bir kayaydı ve onlar da ona çarpıp parçalanıyordu. | Open Subtitles | لقد كان كصخرة . يحتمون بها من التحطم . على اى حال . لقد كان يحاول أن يحميهم |
Onları ne kadar korumaya çabalarsa çabalasın... o bir kayaydı ve onlar da ona çarpıp parçalanıyordu. | Open Subtitles | لقد كان كصخرة . يحتمون بها من التحطم . على اى حال . لقد كان يحاول أن يحميهم |
Lanet bi kaya kadar sabitim. Fransızcamı mazur görün. | Open Subtitles | ثابت كصخرة لعينة أعذري لغتي الفرنسية |
Taş gibi sabit. | Open Subtitles | انها ثابتة كصخرة. |
Taş gibi sabit. | Open Subtitles | انها ثابتة كصخرة. |
Onlara Taş atma | Open Subtitles | يرمونه ليس كصخرة |
- Taş gibi sağlam. | Open Subtitles | -قويٌّ كصخرة |
Çok büyük bir kaya gibi gözüküyor ama değil. | TED | إنه يبدو كصخرة هائلة، لكنه ليس كذلك. |
Hatırlamak için hayır, bir kaya gibi Thames'in zeminine düştü. | Open Subtitles | ...أنّ يتذكّر لا "أنها لم تفعل، بل غرقت" "كصخرة إلى قعر نهر "التايمز |
Aort damarı kaya gibi sert. | Open Subtitles | الشريان الأبهر كصخرة. |
Bir zamanlar kaya gibi sağlamdım. | Open Subtitles | ثابت كصخرة... عندما أتهيأ... |
O kasanın tüm ayrıntılarını biliyor. kaya kadar serttir. | Open Subtitles | - عنده وصول إلى الخزانة، وعذري صلبة كصخرة. |