| Her sömestr konuk olarak bir dersine katılırım. | Open Subtitles | فى كل فصل دراسى القى محاضرة كضيف فى صفها |
| Kasım 14, Çocuk Bayramı bakanlık konuk olarak gelecek. | Open Subtitles | في الرابع عشرمن نوفمبر,في يوم الطفولة سيحضر الوزير كضيف شرف |
| - Evet ama endişelenmeyin. Biriniz seçilirseniz diğerini misafir olarak getirebilirsiniz. | Open Subtitles | نعم لكن لاتقلق، اذا اُختير أحدكما بإمكانه جلب الآخر معه كضيف |
| - O buraya misafir olarak geldi, anne ve bizim önümüzde kızı çalılıkların arkasına almak istiyor! | Open Subtitles | ــ لقد دخل منزلنا كضيف يا أمى والآن يريد أن يأخذ ابنتنا من بيننا هناك خلف العشب |
| Biliyorum, çok, çok meşgulsün ama, konuk oyuncu olma şansın var mı? | Open Subtitles | الان , أنا أعلم بأنكي مشغولة جدا جدا لكن هل لديكي فرصة بأن تأتي كضيف للمسلسل ؟ |
| Bu müdürle gidip konuşacağım, ama ben yokken sen burada misafirimiz olarak kalacaksın. | Open Subtitles | لذا، سأذهب وأتكلم لهذا المدير وبينما أذهب، ستظل أنت هنا كضيف لنا. |
| Seni kulübe götüremem. Ben Rowley'nin misafiriyim. | Open Subtitles | لا أستطيع إدخالك هناك (أدخل كضيف لـ (راولي |
| Bu yüzden de, Herod ve onun Romalı dostları arasındaki güçlü bağı halkına hatırlatmak için konuğum olarak burada benimle kalacaksın. | Open Subtitles | وهذا هو سبب أنك ستبقى معى هنا كضيف لتذكيرهم بالرابطة القوية بين عائلة هيرودس وحلفائه الرومان |
| Geceyi Corleone'nun Tahoe'daki evinde geçirmeye karar verdin. - misafiri olarak. - Güldüğünü hatırlıyorum. | Open Subtitles | و أنك قررت أن تقضى سهرتك كضيف عند مايكل كورليونى |
| Benim de açık artırmaya için verecek çok özel bir şeyim var Toledo şehir konseyi toplantısına, benim VIP misafirim olarak katılmak. | Open Subtitles | لدىّ شىء حصرى أود التبرع به للمزاد حضور جلسة للمجلس كضيف مهم |
| Habere göre de kendisi son altı haftada beş kez bültene konuk olarak çıkmış durumda. | Open Subtitles | ولقد ظهر كضيف على البرنامج, لذلك المقالة تقول,خمس مرات في آخر ست أسابيع. |
| Denizaltıda korumam altında olacaksın ancak mürettebattan biri veya bir konuk olarak değil. | Open Subtitles | سوف تتاح لك الحماية على متن الغواصه ولكن لن تعامل على انك فرد من الطاقم او تعامل كضيف |
| Sanırım evinde "Kitap Eleştirisi" editörünü misafir olarak ağırlıyor. | Open Subtitles | اظن ان لديه الكاتب معاينة الكتاب كضيف في المنزل |
| Gazete skandali isportaciyi evimize misafir olarak davet etmemizi mi istiyor? | Open Subtitles | تريد منا أن ندعو بائع متجول لصحيفة الفضيحة ليقيم كضيف في هذا المنزل ؟ |
| Bay Liotta, öncelikle ER'daki konuk oyuncu rolü için 2005'te aldığınız Emmy'den dolayı gecikmeli de olsa sizi tebrik etmek istiyorum. | Open Subtitles | سيد (ليوتا)، بداية اسمح لي أن أقدم تهنئتي المتأخرة لحصولك على جائزة (إيمي) عن دورك كضيف شرف في مسلسل (إي آر) عام 2005 |
| Friends'den diziye bir konuk oyuncu ayarlayabilir misin? | Open Subtitles | هل يمكنك بأن تأتي بأحد من ( فريندز ) كضيف للحلقة ؟ |
| Bizimle geliyor, kelepçesiz, misafirimiz olarak. | Open Subtitles | سيرافقنا لكن بدون أصفاد كضيف لنا |
| Hayır ben burada Grant'in misafiriyim. | Open Subtitles | (ــ كلا أنني هنا كضيف (غرانت |
| Benim konuğum olarak oraya geleceksin. | Open Subtitles | أنت ستأتي كضيف لي الاسبوع القادم. |
| Bugün Erica'nın özel misafiri olarak zirvede bir konuşma yapacağım. | Open Subtitles | سألقي حديثًا اليوم كضيف الشرف لـ(إيريكا) في القمة |
| Seni misafirim olarak aldım ama sen gittin Julianayı'nı mahvettin. | Open Subtitles | لقد قبلت بك كضيف لي، والآن،أنتأفسدتجوليانواري! |
| Birkaç dakika içinde başbakanı onur konuğu olarak karşılamalıyım tam da onun katılamayacağını umut etmiş ve beklemişken. | Open Subtitles | وخلال لحظات قليلة سأرحب برئيس وزراءنا كضيف شرف بينما كنت آمل آلا يكون موجوداً على الإطلاق |
| Hayır, sadece bir misafir gibi... odamın kapısını çaldığım için gülüyorum. | Open Subtitles | فقط لأني أطرق باب غرفة في منزلي ما أضحكني هوالدخول كضيف |
| Onu onur konuğumuz olarak karşılamalıyız belki de. | Open Subtitles | ربما ينبغي لنا ان يقبلوه كضيف كريم |