| Bu şartlar altında, sanırım bir aile gibi davranmalıyız. | Open Subtitles | في مثل هذه الظروف أعتقد أننا يجب ان نتجمع كعائله |
| İçeri girip bir aile gibi yemek yiyelim. | Open Subtitles | يجب علينا جميعاً أن ندخل ونأكل مع بعض كعائله |
| ailece vakit geçirmenin bir bölümü de ayrı ayrı zaman geçirmektir. | Open Subtitles | جزء من قضاء الوقت كعائله هو قضاء الوقت متفقرين كأفراد |
| Birlikteyiz, ailecek hep beraber vakit geçiriyoruz. | Open Subtitles | نقضي الوقت معاًَ كعائله , لا شئ تغير حقاً |
| Bizde çaresiz diğer bir aileyiz aslında. | Open Subtitles | تنظرين الينا كبشر كعائله,انا اقصد |
| Bence bir Aile olarak, bunun bir kez daha tekrarlanmaması için makul çözümleri tartışmamız iyi olacaktır. | Open Subtitles | و أعتقد ذلك كعائله بأنه يجب علينا أن نناقش بحلول عقلانيّه. كيّ نتأكد بأنه هذا الامر لن يحصل مجدداً |
| Yerel kültürlerle 200 yıldır hep barış içinde yaşadık. | Open Subtitles | نحن نتعايش بشكل رائع جدا مع القبائل المحلية للسنوات الـ200 الماضية كنا كعائله واحده |
| Aramızdaki bağı kuvvetlendirmesi açısından ortak iş yapmaya karar verdik. | Open Subtitles | ووضعنا سوية مشاريع عمل لكى نتحد كعائله |
| Dinleyin, şimdi telefona cevap vermem lazım sonra, bu masaya oturup bir aile gibi, yemeğimizi yiyeceğiz. | Open Subtitles | حسنا, يجب أن أستلم المكالمه, لكن, بعدها سنجلس جميعا على الطاوله. وسنأكل العشاء كعائله. |
| Biz bir aileyiz. Bunu bir aile gibi aşacağız. | Open Subtitles | نحن عائله و سوف نعبر هذا كعائله |
| Biz bir aileyiz ve bir aile gibi birlikte yemek yiyeceğiz. | Open Subtitles | نحن عائله وسنأكل مع بعض كعائله |
| - Her cuma ailece akşam yemeği yemek gibi. | Open Subtitles | مثل ان نتناول العشا كل جمعه معاً كعائله |
| Birlikte oluyoruz, ailecek vakit geçiriyoruz falan. | Open Subtitles | نقضي وقتاً طويلاً , نقضي الوقت معاًَ كعائله |
| - Evet. Gelecek haftasonu ailecek gidiyoruz. | Open Subtitles | نعم سنذهب كعائله في المرة المقبلة |
| İlk kez Aile olarak yarın insanlar içine çıkacağımız için bunun aslında ne manaya geldiğini konuşuyorduk. | Open Subtitles | كما ان حفلة الغد تمثل اول نشاط لنا كعائله, كنا نتحدث عن معنى ذلك الحقيقي |
| Aile olarak neşeli bir şekilde eğlenebiliriz diye düşündüm. | Open Subtitles | و كنت أتمنى قضاء بعض الوقت معاً و أن نمرح قليلاً كعائله |
| Yerel kültürlerle 200 yıldır hep barış içinde yaşadık. | Open Subtitles | نحن نتعايش بشكل رائع جدا مع القبائل المحلية للسنوات الـ200 الماضية كنا كعائله واحده |
| Aramızdaki bağı kuvvetlendirmesi açısından ortak iş yapmaya karar verdik. | Open Subtitles | ووضعنا سوية مشاريع عمل لكى نتحد كعائله |