| Hani birkaç yaşlı bayan bir araya geliyor erkek kovalayıp peynirli pasta yiyor. | Open Subtitles | سيدتان كبيرتان سنّان تَجتمعانِ، مُطَارَدَة الرجالِ، أكل كعكةِ جبن. |
| Sana bizden elmalı pasta getireyim. | Open Subtitles | حقيقة ln، تَركَني أَجْلبُك a مشهّي كعكةِ سرطان بحري مجاناً. |
| Şu peynirli kekin tadına kesin bir bakman lazım. | Open Subtitles | أنت يَجِبُ أَنْ تُحاولُ هذه كعكةِ الجبن. |
| Fu Yien, kekin son parçasını ister misin? | Open Subtitles | (فيو يان)، تَحْبُّ ذلك يَدُومُ قطعةَ كعكةِ الزنجبيل؟ |
| Şu çok sevdiğin vişneli kekten fazladan bir dilim var. | Open Subtitles | هناك شريحة إضافية من كعكةِ الكرزِ، تَحْبُّها كثيراً |
| Ev, zencefilli kekten mi yapılmış efendim? | Open Subtitles | البيتُ مصنوعة مِنْ كعكةِ الزنجبيل؟ |
| Hey, benim için bir parça saklamasını söyle O'na düğün pastasından. | Open Subtitles | قل له أن يحتفظ بقطعة لي من كعكةِ الزفاف |
| Düğün pastasından yani. | Open Subtitles | من كعكةِ الزفاف |
| Bende şu dondurmalı keki hemen şimdi yemeyi öneriyorum. | Open Subtitles | أقترح بأن نأكل أنا وأنت كامل كعكةِ الآيس كريمِ الآن. |
| Hayır, ben pasta seven biri değilim. | Open Subtitles | لا، تَعْرفُ، لَستُ كثيرَ a رجل كعكةِ. |
| - Buldum. Ona bir pasta yap. | Open Subtitles | - أوه, أعلم, ينبغي عليكِ خبز كعكةِ له |
| Sen bu peynirli keki çaldın. | Open Subtitles | سَرقتَ هذه كعكةِ الجبن. |