| Fakat bence genel kural olarak, çok fazla iyiler kötülere karşı hikayesini anlatma eğilimindeyiz. | TED | لكن في ظني كقاعدة عامة، نحن مائلون لقول قصة تتحدثُ عن الخير مقابل الشر. |
| Birçoğu, insanların, bir kural olarak, tercih edebilecekleri özel bir bölge fikrini bütünüyle anlıyor. | TED | كثير منهم مع فكرة وجود منطقة خاصة يمكن للناس ان تختارها كقاعدة. |
| Ama genel bir kural olarak, pasaklı zihinler cinayet işlemez. | Open Subtitles | لكن كقاعدة عامة العقول القذرة لا تَرتكبُ جريمة قتل. |
| Kıyıda bu bölgeyi üs olarak kullanırsak çocuğu kurtarma şansımız artar. | Open Subtitles | بإمكاننا استخدام ذلك الحصن كقاعدة لتنفيذ مهمتنا والآن لدينا فرصة أكبر لإنقاذ ذلك الصبي |
| üs olarak kullanabileceğimiz güvenli bir yere ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحن بحاجة إلى منزل آمن يمكننا إستخدامه كقاعدة. |
| kural olarak genellikle apartmanımdan insanlarla çıkmam. | Open Subtitles | لا أخرج عموماً مع أشخاص في مبناي. كقاعدة |
| BG: Bir kaç hafta önce herkesin, temel olarak anahtar kelime ile arama yapabileceği, açık bir veri tabanı halinde, bir çok belge yayınladınız. | TED | برونو: وبعدها بأسبوعين أو نحو ذلك، نشرتَ الكثير من الوثائق كقاعدة بيانات مفتوحة للجميع للبحث من خلال كلمة رئيسية خاصة. |
| kural olarak tıp öğrencileri üçüncü yıla kadar hastalarla iletişim kurmazlar. | Open Subtitles | طلبة الطب كقاعدة لا يحتكون بالمرضى قبل السنة الثالثة |
| -Şey Yedek öğretmenler kural olarak, gezi düzenleyemez. | Open Subtitles | حسنا البدائل كقاعدة لا تنظّم السفرات الميدانية |
| genel bir kural olarak kutlama yapmadan önce biraz araştırma yapmalısın. | Open Subtitles | كقاعدة عامّة، قبل أن تحتفل، قم بإجراء بحثٍ صغير |
| Genelde kural olarak, birisini sırtından vurduğunda yüz üstü düşer, değil mi? | Open Subtitles | عمومـًا، كقاعدة معروفة عندما تقتل شخص ما في ظهره يسقط للأمام، صحيح ؟ |
| genel kural olarak bestekârlar en ufak şeyde kafayı yerler. | Open Subtitles | كقاعدة عامة المؤلفين يميليون للفزع من اتفه شيء |
| Bilirsin, kural olarak eski üyeleri saffımıza dönmelerini umarız. | Open Subtitles | أتعرف، كقاعدة عامة، نحن نُرحّب بعودة أعضاء سابقين إلى الجماعة. |
| Elimizdeki parçaları birleştirdiğimizde, Ra'nın bu gezegeni galaksinin bu bölümündeki operasyonlarında üs olarak kullandığı görülüyor. | Open Subtitles | مما يمكننا جمعه سوياً رع إستخدم هذا الكوكب كقاعدة لعملياته في هذا الجزء من المجرة |
| McLennen-Forster'ı, gizli örgütlerini toplamak için bir üs olarak kullanmış olabilme ihtimalini araştırıyorum. | Open Subtitles | ربما كان يستخدم الشركة .كقاعدة لتنشيط باقي خلاياه |
| Ada elden giderse düşman bunu anavatanımıza saldırmak için üs olarak kullanacak. | Open Subtitles | إن سقطت الجزيرة، إستخدمها العدو كقاعدة لشن الهجوم على وطننا |
| Ancak topraklarımızı Birleşik Devletlere saldırmak için bir üs olarak kullanamazsınız. | Open Subtitles | و لكنك لا تستطيع ان تستخدم ارضنا كقاعدة للتشن حجمات على الولايات المتحدة |
| genellikle onlardan iyi şüpheli olur. | Open Subtitles | انهم دائما يمثلون مشتبه بهم جيدون كقاعدة |
| - Dünya'ya giden yolumuz gibi temel bir şey hakkında şüpheler uyandırdığını anlıyor musunuz? | Open Subtitles | هل تدركين بأن هذا مشكوك به على شيئاً ما كقاعدة ذهابنا للأرض ؟ |
| genel bir kuralı olarak, herhangi bir pozitif tamsayının faktöriyelini hesaplarken, yine aynı tam sayıdan başlayarak, 1 rakamına ulaşana kadar çarpılır. | TED | كقاعدة عامة، العاملي لأي عدد صحيح موجب هو حاصل ضرب العدد نفسه بكل الأعداد الصحيحة الأصغر منه وصولاً إلى الواحد. |