Ve bu buradakilerin çoğu gibi yeni liderlerle, burada görmüş olduğumuz yeni araçlarla ve yeni zorlamalarla yürüyor ve yürütülüyor. burada görmüş olduğumuz yeni araçlarla ve yeni zorlamalarla yürüyor ve yürütülüyor. ve yeni zorlamalarla yürüyor ve yürütülüyor. | TED | وهو مسير ويسحبه للأمام قادة جدد ، ككثير من الناس هنا عبر أدوات جديدة ، كالتي نراها هنا وبضغوط جديدة |
Papa bu dünyadaki en kutsal adam, ama aynı başka mağrur adamlar gibi etrafı... adi ve bayağı adamlarla çevrili. | Open Subtitles | إن البابا رجل شديد القداسة، لكنه ككثير من الشخصيات السامية، محاطُ برجال ذوي طابع أدنى شأنا |
Victoria dönemi toplumundaki birçok kişi gibi Bayan Beeton'ın da verimliliğe karşı takıntısı vardı. | Open Subtitles | ككثير من أفراد المجتمع الڤيكتوري،كانت مدام بيتون مهووسة بالكفاءة |
Bu büyük bir baskı gibi geliyor. Benim için en azından daha az baskısı olan bir iş bulabilir miyiz? | Open Subtitles | هذا يبدو ككثير من الضغط ، هل يمكنك العثور على مهمة أقل ضغطاً من هذا لي ؟ |
Şimdi bir şarkı söyleyeceğim. Bildiğim çoğu şarkı gibi, onunla büyüdüm. | Open Subtitles | سأؤدي تلك الأغنية انها ككثير من الأغاني التي أقدمها |
Buraya yerleştiğimizden beri hastalarımızın bize baktığı gibi. | Open Subtitles | تماماً ككثير من النظرات العابثة التي رأيناها في وجـــوه بعض مرضـــــانا مُنذ أنْ حطّ بنا الرحال هنا. |
Birçok insan gibi onlar da Eskülap'ın tıbbın gerçek sembolü olduğuna inanmıyorlar. | Open Subtitles | ككثير من الناس الذين رفضوا - الكادوسيوس. الشعار الحقيقى للدواء. |
Bir çoğunuz gibi, ben de yaralıyım... ama sizin de acı çekmenize izin vermem! | Open Subtitles | إنّي جريح ككثير منكم لكن لا يمكنني ترككم تعانوا! |
Yazar Thomas Frank, şöyle diyor, bu bazı insanların neden kendi çıkarlarına karşıt bir şekilde oy verdiğini açıklayabilir, birçoğumuz gibi, oy veren insanlar kulağa samimi gelen bir şey duyduklarında, içten gelen, tutku dolu bir şey duyduklarında daha hakiki olduğunu varsayıyorlar. | TED | الكاتب، توماس فرانك، يقول أنه ربما نوعاً ما هذا يُفسِر لماذا يقوم الناخبون بالتصويت ضد ما فيه مصلحتهم، هؤلاء الناخبون، ككثير منّا، يفترضون عندما يسمعون ما يبدو كأنه إحساساً صادقاً، يفترضون أنّه من القلب، و انّه شغوف، و أنّه أهل للثقة. |
Çok uğraştıracak gibi. | Open Subtitles | يبدو ككثير من العمل |
Yaptığımız pek çok diğer şey gibi. | Open Subtitles | ككثير مما نفعل |