| Keza üç alemin de kurallarını biliyor her şeyi görüyorum. | Open Subtitles | لأنني أفهمُ قواعد العوالم الثلاثة، أرى كلَ شيء |
| O yüzden Catherine nasıl "her şeyi oyunlaştırın" dediyse, siz de sosyalliği entegre edin. | TED | لذلك ضمّنوا الاجتماعية، كما قالت كاثرين: "ضمّنوا عناصر اللعبة في كلَ شيء لجلبها إلى الواقع". |
| Ben her şeyi ayarladım. Hadi hemen toz olup gidelim buradan. | Open Subtitles | لقد غطيت كلَ شيء فقط أخرجنا من هنا. |
| Üzgünüm demek herşeyi çözdü mü şimdi? | Open Subtitles | أتظنّ بأنّ كلمة آسف تستطيع إصلاح كلَ شيء الآن؟ |
| Benim de yapmam gereken bir işim vardı ama bir hain olup herşeyi senin için terk ettim. | Open Subtitles | ...أنا أيضاً لديَ واجب، لكنَني تخلَيت عنه وأصبحت خائنة، وتركت كلَ شيء لأجلك |
| Norvo her şeyi kabul etti. | Open Subtitles | نورفو وافق على كلَ شيء |
| Hakkındaki her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعرف كلَ شيء عنك |
| her şeyi geride bırakalım. | Open Subtitles | إترك كلَ شيء خلفك |
| Maya ve Adnan Salif hakkında bildiğin her şeyi bana anlat. | Open Subtitles | أخبرني كلَ شيء تعرفه عن (مايا) و(أدنان ساليف) |
| her şeyi. | Open Subtitles | كلَ شيء |
| her şeyi alın. | Open Subtitles | خُذوا كلَ شيء |
| Şimdiye kadar istediklerimi yaptın... ama daha herşeyi istemedim. | Open Subtitles | ...فعلت كلَ ما طلبته لحدَ الآن لكنَني لم أطلب كلَ شيء |
| Basına herşeyi söylemeyiz. | Open Subtitles | نحن لا نخبر الصحافة كلَ شيء دائماً |