| Tamam, geç kaldım! Çocuğum tüm Her yere kustu. | Open Subtitles | حسناً، أنا متأخّرة لقد تقيّأ طفلي في كلّ مكانٍ بالمنزل |
| Başkan yıkılmadan önce Beyaz Saray'da girip çıktığı Her yere baktım. | Open Subtitles | إلى كلّ مكانٍ قصده داخل البيت الأبيض قبل و بعد سقوط الرئيس |
| Tüm vericileri görünmeye çalıştığı Her yere yerleştir. Ayak basmak isteyeceği Her yere. | Open Subtitles | ثبّتي أجهزة الإرسال هذه في كلّ مكانٍ رأيتِه يحاول الظهور فيه، أيّ مكانٍ حاوَل أن يطأ قدمه فيه. |
| Boşsurat yüzünü almak için bir çocuk aramaya devam etti. Her yere baktı. Her evin her penceresine.. | Open Subtitles | "واصل خاوي الوجه بحثه عن طفل ليسرق وجهه في كلّ مكانٍ وبكلّ شرفة منزلٍ" |
| Her yere ufak karalamalar yaptım. | Open Subtitles | مِمّا جعلني أرسمه بدون وعي في كلّ مكانٍ |
| Her yere baktık. | Open Subtitles | -لقد بحثنا في كلّ مكانٍ . |