| Mümkün bütün soruları sorduğunu ve şahidin cevap verdiğini düşünelim. | Open Subtitles | فلنقل بأنه سأل كل الأسئلة المحتملة وكان عند الشاهد كل الأجوبة |
| Lütfen bütün soruları basitçe, | Open Subtitles | و يبدو و كأن لا علاقة لها بك من فضلك، أجب على كل الأسئلة |
| Tamam. bütün soruları zaten formda cevapladım. | Open Subtitles | حسناً، أجبت كل الأسئلة الموجودة بالاستمارة. |
| Sonunda, " Eğer tüm sorulara evet cevabı verdiyseniz bir alkolik olabilirsiniz" yazıyordu. | Open Subtitles | وفي النهاية, يقول الاستطلاع إن أجبت على كل الأسئلة بنعم فأنت مدمن على الكحول... |
| Her zaman yatağını iyi topluyor, düz kalkmayı unutmuyor ve her soruya "Evet, eğitim çavuşum." Diye yanıt veriyorsunuz." | Open Subtitles | فقط ترتب فراشك تنهض مباشرة أجِب على كل الأسئلة وأضِف |
| tüm sorular halka açık danışma ofisimize yöneltilebilir. | Open Subtitles | كل الأسئلة سيجيب عنها مكتب معلومات الجماهير |
| Hedge'e her insanla ilgili her soruyu sordurabilirsiniz ve sonra sadece tikli ve boşluklu kişiyi seçebilirsiniz. | TED | يمكن أن تطلب من هيدج طرح كل الأسئلة حول كل شخص، ثم تختار الشخص الذي يتوافق مع المعطيات. |
| - Hayır, sadece rutin bir iş. Listedeki tüm soruları cevapladı mı? | Open Subtitles | هل أجابت على كل الأسئلة التى فى القائمة ؟ |
| Ya da istersen hani sessiz kalayım, bütün soruları senin cevaplamana izin vereyim. | Open Subtitles | ,أو بإمكاني فقط , تعرف, أبقى صامتاً أدعك تجُيب كل الأسئلة |
| bütün soruları evet diye yanıtlayın. | Open Subtitles | الرجاء الإجابة بنعم على كل الأسئلة. |
| Kanser hakkında bütün soruları cevaplandıracağım. | Open Subtitles | وسأجيب على كل الأسئلة المتعلقة بالسرطان |
| bütün soruları cevapladığımızdan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | -أنا أتأكد فقط بأننا أجبنا كل الأسئلة |
| Jayne'in beni araman yönündeki isteğini ve senin beni arayışın dışında sorulan bütün soruları tam ve dürüst bir şekilde yanıtlayacaksın. | Open Subtitles | مع شريكي, (ستيف أرنوت). سوف تجيب عن كل الأسئلة تماماً, و بكل صدق, مع توقع إغلاق طلب (جين) لك |
| Sanırım bütün soruları sabah doktor raporunu okumasının ardından sorması için Baş Müfettiş Crow'a bırakacağız. | Open Subtitles | حسناً ، أعتقد أننا سنترك كل الأسئلة ... لـ (كرو) كبير المفتشين في الصباح بعدما يقرأ تقرير الطبيب |
| tüm sorulara doğru cevap veririm zaten, sor hadi. | Open Subtitles | أنا أجاوب كل الأسئلة بصراحة، لكن تكلمِ. |
| I.Q. test çok iyi gidiyordu, Krishna tüm sorulara doğru cevaplar veriyordu, | Open Subtitles | الإختبار الذهني كان ناجحاً ، (كريشنا ) أجاب علي كل الأسئلة إجابة صحيحة |
| Sonra tüm sorulara "evet" cevabı verdik. | Open Subtitles | وأجبنا على كل الأسئلة بنعم... |
| Her zaman yatağını iyi topluyor, düz kalkmayı unutmuyor ve her soruya "Evet, eğitim çavuşum." diye yanıt veriyorsunuz." | Open Subtitles | فقط ترتب فراشك تنهض مباشرة أجب على كل الأسئلة وأضف |
| Bence her zamanki içtenliğiniz ve yalınlığınızla kendinizi açıklarsanız tüm sorular, herkesi memnun edecek şekilde yanıtlanacaktır. | Open Subtitles | من رأيي أنه إذا تكلمت معهم بصراحة ووضوح كل الأسئلة سوف تصل إلى حد الإرضاء لكل شخص هنا |
| Sorduğunuz tüm sorular bunu kuşattı, neden bittiğini. | Open Subtitles | كل الأسئلة التي طرحتها حول ذلك، لماذا انتهت. |
| Her soruyu cevapladım. Notumu kırmasının nedeni çözülümleri yazmamam. | Open Subtitles | لقد جاوبت الإجابة الصحيحة على كل الأسئلة و السبب الوحيد أن السيد سبينجلر أسقطنى هو |
| Sanırım başvurun için gereken tüm soruları sordum. | Open Subtitles | الأن أعتقد أن هذه كل الأسئلة عندي حول طلبك |