| Jesse Jackson, Palm Beach'de eski Yahudi dostlarla el ele "Tüm oyları sayın!" diye bağırıyor. | Open Subtitles | ماسكاً بأيدي كبار السن اليهوديين ويصرخون, "عدوا كل الأصوات!" |
| Al Gore'un derdi, Tüm oyları saymak değil. | Open Subtitles | (آل غور) ليس مهتم بحساب كل الأصوات |
| Al Gore'un derdi, Tüm oyları saymak değil. | Open Subtitles | (آل غور) ليس مهتم بحساب كل الأصوات |
| Tüm oylar sayılana kadar süreyi uzatmamasının bir nedeni yok. | Open Subtitles | لا تملك سبباً منطقياً يمنعها من تمديد الموعد النهائي حتى يتم فرز كل الأصوات |
| Her şey donuyor, tüm sesler kesiliyor. | Open Subtitles | و مع هذا تتنفس الهواء و كل الأصوات تتوقف |
| Sessiz olduğunda ve diğer Bütün sesler yutulduğunda. | Open Subtitles | في الهدوء متى تخمد كل الأصوات الأخرى |
| Tüm oylar benim. | Open Subtitles | كل الأصوات ملكي. |
| tüm sesler ve gürültüler arka plana düşüyor. | Open Subtitles | كل الأصوات الأخرى والضجيج تتلاشى في الخلفية |
| tüm sesler ve gürültüler arka plana düşüyor. | Open Subtitles | كل الأصوات الأخرى والضجيج تتلاشى في الخلفية |
| Bütün sesler ortadan kalkmış. | Open Subtitles | كأن كل الأصوات قد تلاشت |
| Bütün sesler yutulmuş gibi. | Open Subtitles | كل الأصوات تم ابتلاعها |