Doğruyu yapmaları için her fırsatı verdiniz senatör. | Open Subtitles | لقد أعطيتى لهم كل الفرص ليفعلوا الشىء الصحيح, سيناتور |
Ona her fırsatı verdik. Karşılığı nasıl bu olur? | Open Subtitles | لقد اعطينا اياه كل الفرص المتاحة و كيف ترد علينا؟ |
Sana gerçeği söylemen için her fırsatı verdim, ama sen kaçtın. | Open Subtitles | لقد منحتك كل الفرص لإخباري بالحقيقة ولكنك تملصت منها |
Sana gitmen için her şansı verdim. Sana yalvardım. | Open Subtitles | أعطيتك كل الفرص للرحيل حتى أنني توسلت إليك |
Sana gitmen için her şansı verdim. Sana yalvardım. | Open Subtitles | أعطيتك كل الفرص للرحيل حتى أنني توسلت إليك |
Bunu önlemek için şansın vardı, bu konuda bizi uyarabilirdin. | Open Subtitles | كيف سمحت لهذا بالحدوث؟ كانت لديك كل الفرص لتحذيرنا من الأمر |
Teslim olması için ona her fırsatı verdim. | Open Subtitles | جيبز : لقد اعطيته كل الفرص المدير : |
Çalışmanı bizim standartlarımıza çıkarman için sana her fırsatı tanıdım ama beni yüzüstü bıraktın. | Open Subtitles | لقدْ أعطيتكَ كل الفرص لتعمل طبقاً لمعاييرنا... و لكنّكَ خذلتني |
Ona her fırsatı verdim. | Open Subtitles | لقد اعطيته كل الفرص |
Krallar her fırsatı değerlendirir. | Open Subtitles | الملوك يمتلكون كل الفرص |
Arkadaşlarına her şansı tanıdım, sana da. | Open Subtitles | كان أمام أصدقائك كل الفرص المتاحة وكذلك أنت |
Ona her şansı tanıdım... | Open Subtitles | لقد أعطيته كل الفرص... |
Bunu önlemek için şansın vardı, bu konuda bizi uyarabilirdin. | Open Subtitles | كيف سمحت لهذا بالحدوث؟ كانت لديك كل الفرص لتحذيرنا من الأمر |