| Öncelikle dikiz aynandan gördüğün her araba polis değildir. | Open Subtitles | أولاً ليس كل سيارة تراها في مرآة السيارة من الشرطة |
| Harika. Avrupa'daki her arabada bu teknoloji olsa ne olurdu? | TED | ماذا لو كل سيارة في اروبا كانت تمتلك هذه التقنية؟ |
| Hırsıza benzemiyorsunuz ama yolun kenarına park eden her aracı merkeze bildirmem gerekiyor. | Open Subtitles | آسف، سيدتي لاتبدين مثل اللص ولكن علينا الإبلاغ عن كل سيارة واقفة على طول جوانب الطريق |
| Her aracın altına, her deliğe bakın! | Open Subtitles | تحت كل سيارة ابحثوا في كل ناصية |
| Trafiğe çıkan Her arabanın %95'i burada geri dönüştürülüyor. | TED | %95 من كل سيارة تمرعلى الطريق يتم إعادة تدويرها هنا. |
| Bölgedeki tüm arabalara baktık bir tanesi çalıntı. | Open Subtitles | حسناً, تحققنا من كل سيارة في المنطقة ووجدنا السيارة المسروقة المُبلّغ عنها |
| Yani diyorum ki dünyadaki tüm arabaları alıp bir-fit-kutunun içine koysaydın, | TED | لذلك فما أقوله هو أنه إن أخذت كل سيارة في العالم ووضعتها في مربعك ذي طول قدم واحد، |
| Liman yönetimi neden bütün arabaları şüpheli olarak değerlendirmiş ki? | Open Subtitles | لما تظن هيئة الموانئ أن كل سيارة مشتبه بها؟ |
| Takım halinde her araba yolun sonuna kadar gidip geri dönecek. | Open Subtitles | كل سيارة تنطلق وتستدير وتعود لينطلق رفيقه بنفس الخطوات |
| Tüm yollar kesilecek, her araba durdulup aranacak. | Open Subtitles | كل طريق سيتم سده كل سيارة توقّف و يتم تفتيشها |
| Sanki her araba gizli polisti ve kenara çekmemi isteyeceklerdi. | Open Subtitles | بمخيلتي كل سيارة خلفي كانت شرطة سرية وكل تحديد للسرعة فرصة للتوقف بجانب الطريق |
| YazıIımın ne zaman kapatıIdığına baktığımda her arabada aynısını gördüm buluşma gecesinden 3 gün önce. | Open Subtitles | عندما تفقدت العلامة الزمنية للبرنامج لأرى متى قام بإطفائه انه نفس الوقت في كل سيارة قبل 3 أيام من ليلة الموعد |
| her arabada iki kişi. İkinci adam silahlı. | Open Subtitles | رجلين في كل سيارة, أحدهم يكون مسلحا |
| her arabada 5 milyon var, değil mi? | Open Subtitles | يبدو أنها 5 ملايين دولار في كل سيارة |
| Bu dağa çıkan her aracı izliyorlar. | Open Subtitles | إنهم يراقبون كل سيارة تصعد هذا الجبل |
| motorsiklet ya da çöp kamyonu farketmez. Her aracın, zayıf 3 bölgesi vardır... | Open Subtitles | كل سيارة لها ثلاث مناطق الضعف |
| - Ne olmuş? Her arabanın aküsü var değil mi? | Open Subtitles | كل سيارة تحوي بطارية,صحيح؟ |
| Bölgedeki tüm arabalara baktık bir tanesi çalıntı. | Open Subtitles | حسناً, تحققنا من كل سيارة في المنطقة ووجدنا السيارة المسروقة المُبلّغ عنها |
| Samantha Cole'un ulaşabileceği tüm arabaları da bulalım. | Open Subtitles | ونحن بحاجة الى معرفة كل سيارة يمكن ل سامانثا كول الوصول إليها |
| Ellerimle yıkadığım her arabaya yeni bir koku, yeni bir hava ve Wisconsin'de geçen yeni gençlik komedisi hakkındaki senaryom gelir. | Open Subtitles | كل سيارة اغسلها يدويا اقدمها معها ابتسامة ،ومعطر جو ونسخة من روايتي الجديدة |
| Senin muhteşem sabrın için, her arabadan 5000$ düştük. | Open Subtitles | وتقديراً لصبرك سنخصم 5 آلاف دولار على كل سيارة |