| Ve komando alayındaki her sabah herbir komando -- 2.000'den fazla komandonun herbiri -- altı kıtalık komando yeminini eder. | TED | كنت كل صباح في تلك السرية كل جندي .. كنا ما يقارب 2000 جندي نقول ستة مقاطع من مقاطع السرية |
| Belki de kendime her sabah bu tür mücadeleler ve hatırlatıcılar yaratmalıyım. | TED | ربما أنا بحاجة لأعطاء نفسي بعض التحديات وأذكرها بمثل هذا كل صباح. |
| Bu otlar, her sabah bölgeye çöken yoğun sis bulut ile sulanırlar. | TED | تُروى هذه الأعشاب بواسطة الضباب الساحلي الكثيف التي تغطي المنطقة كل صباح. |
| her sabah çırılçıplak soyun ve... vücuduna soğuk su çarp. | Open Subtitles | فاخلع ملابسك عاريًا كل صباح ورشّ على نفسك ماءً باردا |
| her sabah aynı şey. Boğazınızı okula gelirken temizleyin. Burada değil. | Open Subtitles | كل صباح على هذا الحال.نظفوا حنجرتكم وأنتم بطريقكم إلى المدرسة,ليس هنا. |
| her sabah yeni dullar feryat ediyor, yeni öksüzler ağlıyor. | Open Subtitles | وفى كل صباح جديد أرامل جديدة تصرخ وأيتام جدد يبكون |
| Marge, her sabah banyoyu esir alıyorsun. Saçlarımı yıkamam lazım. | Open Subtitles | مارج، أنت تقفلين الحمام كل صباح يجب علي غسل شعري |
| her sabah Majestelerinin çarşaflarını görmek istiyorum. - Her şey yolunda mı, bilmeliyim! | Open Subtitles | أروني شراشف صاحبة الجلالة كل صباح فأنا أريد أن أعرف كل عاداتها الأصلية |
| Çünkü her sabah bir saat banyodaki aynada bu soru için pratik yapıyorum. | Open Subtitles | لأني كُنت أتدرب على هذا في المرآة في الحمام. لمدة ساعة كل صباح. |
| her sabah uyanarak ve yaptığın şeyler için Tanrı'ya şükrederek. | Open Subtitles | بأن تستيقظي كل صباح وتشكرين الرّب على ما قمت به |
| Ve her sabah uyandığımda tüm bunları tekrardan kabullenmem gerekiyor. | Open Subtitles | و كل صباح أستيقظ و يتوجب على تقبل الأمر مجددا |
| her sabah uyanıp da yanında yatan kişiyi görmemenin ne olduğunu bilmiyorlar. | Open Subtitles | لا يعلمون كيف هو ان تقوم كل صباح ولاترى هذا الشخص بجوارك |
| Sandalyeye otur. her sabah uyurken korneamı çizmişmiyim diye gözlerimi kontrol etmek zorundayım. | Open Subtitles | كل صباح عليّ تفقد عينيّ للتأكد من أنني لم أجرح قرنيتي أثناء النوم |
| Sen öyle diyorsun. her sabah sekize çeyrek kala oğlumu okula bırakıyorum. | Open Subtitles | هذا ما تقولينه، ولكن كل صباح أحضر ابني إلى المدرسة الساعة 7: |
| her sabah 6'da kalk, biraz çalış, okul için para veriyorlardı.. | Open Subtitles | الإستيقاظ في الساعة السادسة كل صباح تعمل بعض الأعمال لتدفع للمدرسة |
| her sabah gidebileceğin bir yer olduğu için bazen sana gıpta ediyorum. | Open Subtitles | أحياناً أنا أحسدك في الواقع لديك مكان ما تذهب إليهِ كل صباح |
| "her sabah ve her yatağa yattığımda rüyalarımda o var. | Open Subtitles | كل صباح عندما أذهب للنوم إنها هي من احلم به |
| Herkesten daha sıkı çalışıyorum. her sabah en erken ben geliyorum. | Open Subtitles | وأنا أفضل من الجميع بالعمل، أنا أول الواصلين للعمل كل صباح |
| Hayatının geri kalanı boyunca her sabah bana kahvaltı servisi yapacaksın. | Open Subtitles | سوف تقم بتحضير الإفطار الخاص بي في كل صباح لبقية حياتك |
| her sabah sana sarılıp, her akşam seninle sevişmek istiyorum, Kyle. | Open Subtitles | أريد أن أمسك بك كل صباح وأحبك كل ليلة يا كايل |