| Kadın ona bir hikaye anlatıyor ve her gece, en heyecanlı yerinde kesiyor. | Open Subtitles | كما ترى ، كل ليلةٍ تروي له قصة مع مثل هذه المثيرة الشرسة |
| Azıp kudurduğunun farkındayım. her gece çadırdan gelen sesini duyuyorum. | Open Subtitles | الآن، أعلمُ بأنّكَ ستهتاج، أسمعُ بأنّك خَلف الخَيمة كل ليلةٍ |
| her gece, gece yarısında makine, alâkasız listeyi silecek. | Open Subtitles | كل ليلةٍ في منتصف الليل تحذف قائمة غير ذات الصلة |
| her gece gittiğinde işte böyle yapardım anne çünkü eve dönmeni isterdim. | Open Subtitles | هذا ما فعلتهُ امي في كل ليلةٍ لم تكوني متواجدةً فيها لأنني اردتُ منكِ أن تعودي إلى المنزل |
| Birileriyle takılmak, içmek, her gece partilerde dolaşmak. | Open Subtitles | وقد كنتُ أخرجُ كل ليلةٍ لأحتفلَ وأتناولَ الشراب |
| Ve her gece onsuz bir eve dönüyorum. | Open Subtitles | ثم أعودُ إلى المنزل.. كل ليلةٍ .. بدونها |
| her gece çok coşkulu olmaya başlıyor. | Open Subtitles | "يستهلّ حديثه في كل ليلةٍ أنه أصبح مُتحمساً حقاً" |
| Evet, eminim, her gece kontrol ederim. | Open Subtitles | نعم ، أنا مُتأكد ، أتفقدها كل ليلةٍ |
| Maggie ile her gece yan yana uyuduğumuzu düşünmekten kendimi alamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أكف عن التفكير بحقيقةِ إني كنتُ أنام إلى جنب ماغي" كل ليلةٍ" |
| her gece aynı şeyi hayal ediyorum. | Open Subtitles | في كل ليلةٍ يترآءى لي نفس المشهد |
| Öldüğünü tabii ki de biliyordum ama her gece canlı olmasını diledim. | Open Subtitles | ... بالطبع, أعلم أنه مات, ولكن كل ليلةٍ كنت أحلم بأنه ما زال حياً |
| her gece imkansız şeyleri rüyamızda görürüz. | TED | ففي كل ليلةٍ نحلم بأشياء مستحيلة . |
| her gece iyi olman için dua ettim. | Open Subtitles | كل ليلةٍ أصلي... كي تكون بخير. |
| her gece sana geldiğini biliyorsun. | Open Subtitles | تعلمين أنه يأتيكِ كل ليلةٍ. |
| Billie Holiday'in CD'sini her gece olduğu gibi dinliyorum... | Open Subtitles | كنتُ أصغي إلى اسطوانة (بيلي هوليداي) في كل ليلةٍ... |