Tek yaptığım birine aileye hoş geldin demekti. | Open Subtitles | كل مافعلته هو الترحيب بشخص جديد في العائلة |
Tek yaptığım parçaları birleştirmekti. Bana doğruymuş gibi geldi. | Open Subtitles | كل مافعلته هو وضع القطع مع بعضها . بَدوا صحيحينَ |
Bak, Tek yaptığım testleri yollayıp haberi yaymaktı. | Open Subtitles | اسمع , كل مافعلته هو نشر الإختبار ونشر المساعدة بكلمة بسيطة |
Bunu gizlemenin seni güvende tutacağımı umdum ama tüm yaptığım seni savunmasız bırakmaktı. | Open Subtitles | ظننت بأن اخفاء السر عنك سيبقيك بأمان لكن كل مافعلته هو تركك من دون حماية |
Bunu gizlemenin seni güvende tutacağını umdum ama tüm yaptığım seni savunmasız bırakmaktı. | Open Subtitles | ظننت ان إبقاء هذا السر سيبقيكِ في امان لكن كل مافعلته هو ترككِ غير محمية |
Tek yaptığım peruk takıp, birazcık sesimi değiştirmekti. | Open Subtitles | كل مافعلته هو لبس الباروكة وتغيير صوتي قليلاً |
Hatta Tek yaptığım seni sevmekti ve sen bunu fark bile etmedin. | Open Subtitles | هذا كل مافعلته هو حبي لك وانتي حتى لم تلاحظي |
Tek yaptığım o hayvanın beni durdurmasına izin vermek oldu. | Open Subtitles | وهذا ماأجعله يفلت . كل مافعلته هو السماح لذلك الحيوان ان يخنقني |
Hayır, Tek yaptığım uzun zamandır bana öğrettiğin şeyleri yapmaktı. | Open Subtitles | كلاّ، كل مافعلته هو ما قمتِ بتعليمي إيّاه منذ زمن .. |
Tek yaptığım dün akşam Rex'e iş bulma kurumuna gideceğimi söylemek. | Open Subtitles | كل مافعلته هو إخبار ( ريكس ) أنني ذاهبة لمكتب التوظيف |
Tek yaptığım senin başlattığın işi bitirmek oldu. | Open Subtitles | كل مافعلته هو إنهاء ما أنت بدأته |
Sana söylüyorum Carl, Tek yaptığım dolabın kapağına bir kaç vida takmaktı ve annesi bana Fransız tostu yaptı. | Open Subtitles | أنا أخبرك يا(كارل) كل مافعلته هو وضع بضعة مسامير في باب الخزانة وصنعت امها لي الخبز الفرنسي |