"كل ما بوسعه" - Traduction Arabe en Turc

    • elinden gelen her şeyi
        
    • için her şeyi
        
    • elinden geleni
        
    • her şeyi yaptı
        
    • gelen her şeyi yapıyor
        
    Babam bizi koruyabilmek için, elinden gelen her şeyi yaptı. Open Subtitles والدي في الحال فعل كل ما بوسعه حتى يقوم بحمايتنا
    Baban elinden gelen her şeyi yaptı. O avcıları haftalarca aradı. Open Subtitles أبوك فعل كل ما بوسعه لقد طارد هؤلاء الصيادين لأسابيع
    Uther'ı senin masum olduğuna inandırmak için elinden gelen her şeyi yapacağını söylememi istedi. Open Subtitles إنه يريدني أن أعلمك بأنه سيفعل كل ما بوسعه
    Bir numaraya güveniyorsan o bunun için her şeyi yapabilirdi. Open Subtitles لو آمن بموهبة، يبذل كل ما بوسعه من أجلها
    Güney aslında insanların gitmesini engellemek için elinden geleni yaptı. TED فعل الجنوب كل ما بوسعه لمنع الناس من الرحيل.
    Başkan konuyla ilgili elinden gelen her şeyi yapıyor. Open Subtitles الرئيس يفعل كل ما بوسعه لتولي الأمر بهدوء ولإخراج الصحفيين
    elinden gelen her şeyi yaptı. Kimse onu dinlemedi. Ve yine de bu ülke için canını feda etti. Open Subtitles فعل كل ما بوسعه ولا أحد يستمع له
    Mikrobu durdurmak için elinden gelen her şeyi yaptı ama ben ona güvenmedim. Open Subtitles لقد فعل كل ما بوسعه ل منعهم من الحصول على الفيروس، ... لم اثق به.
    Seni hazırlamak için elinden gelen her şeyi yaptı. Open Subtitles لقد فعل كل ما بوسعه لتهيئتك...
    Rolly'nin hayatını kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Open Subtitles كان يفعل كل ما بوسعه لإنقاذ حياة (رولى).
    Daniel ile aramıza girmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Open Subtitles إنه يبذل كل ما بوسعه (لكي يحول بيني وبين (دانيال
    Bennett elinden gelen her şeyi yapıyordu. Open Subtitles بينيت كان يفعل كل ما بوسعه
    Deneyimli pilot iç tarafı da, dış tarafı da deniyor! Bly'ı telaşlandırmak için her şeyi yapıyor. Open Subtitles كلا الجانبين يعمل بحرفية و هو يفعل كل ما بوسعه ليجعل بلاي عصبياً
    Babanla benim sorunlarımız olduğunda beni bulmak için her şeyi yapardı. Open Subtitles أعني أنني و أبيك عندما واجهتنا مشاكل فعل كل ما بوسعه كي يعثر عليَ
    Şüpheli hayatta kalmak için her şeyi yapacak. Open Subtitles الجانى سيفعل كل ما بوسعه للنجاة
    elinden geleni yaptı ve bunun yetmediğini görünce de... Open Subtitles , فعل كل ما بوسعه و عندما لم يكن هذا يكفي
    Billy'i saklamak için elinden geleni yapar, ama kendini korumak için onu feda edebilir. Open Subtitles سيفعل كل ما بوسعه ليخفي بيلي لكنه سيضحي به ان كان ذلك يعني حماية حريته
    Karısı ve kızının yanına dönebilmek için elinden geleni yapmış. Open Subtitles قبل أن يكون قادراً الى العودة الى زوجته و إبنته بذل هو كل ما بوسعه حتى لا يموت

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus