| Babamında istediği gibi saati almalıydım. Ben ise ona bakamıyorum bile. | Open Subtitles | كان علي أن آخذ الساعة، كما أراد والدي ولكنني لم أستطع حتى التطلع إليها. |
| Tıpkı hikmetinden sual olunmayacak Tanrı'nın olmamı istediği gibi. | Open Subtitles | كما أراد الله في حكمته اللانهائية عناني أن أكون |
| Bu sırada ben, babamın da istediği gibi ülkeyi korumaya çalışacağım. | Open Subtitles | فيهذهالأثناء،أجاهدبشدة منأجل أن أحمي إمبراطوريتنا، كما أراد أبي. |
| Şimdi istediği gibi bir sene içinde emekli olamayacak. | Open Subtitles | الآن لا يستطيع أن يتقاعد بعد سنة كما أراد |
| - Aynen ulu Tanrı'nın planladığı gibi. - 26 yaşında, okumasını bile bilmiyor. | Open Subtitles | - كما أراد الله بالضبط عمره ستة وعشرين ولا يستطيع حتى القراءة |
| Paganların arzu ettiği gibi. | Open Subtitles | كما أراد الوثنيون |
| Tanrı'nın istediği gibi özgür bir yaşam sürdürebilmek için oluşturmaya çabaladığımız bir cemaatte var gücümle çalışıyorum. | Open Subtitles | لقد عملت بجد مع الجميع لبناء مجتمع حيث يمكننا أن نعيش أخيرا مجانا كما أراد الله. |
| Davacının istediği gibi, hiçbir suça bulaşmamış, lakin ülkesine onuruyla hizmet etmiş bir tanığım var. | Open Subtitles | كما أراد المدعي لدي شخص لم يقم بإرتكاب أي جريمة أبداً وإنما قام بخدمة هذه البلاد بكل شرف |
| Yoksa Darwin'in de istediği gibi eBay'de 10 bin dolara satışa çıkarırlar adamı. | Open Subtitles | وإلا ينتهي بك المطافي في موقع "إي باي" بعشرة آلاف "كما أراد "داروين |
| Bu bebeği atmak istiyorsun tıpkı onun istediği gibi | Open Subtitles | إنكِ تحررين هذه الطفلة من العناية تماماً كما أراد |
| Tam istediği gibi bizi duygusal olarak avuçlarının içinde yakalamıştı. | Open Subtitles | استولى على مشاعرنا وأمسك بها فى راحة يدهِ, تماماً كما أراد. |
| Ailenizin istediği gibi tüm iş yerini satıp parayı bağışlıyacak mısınız? | Open Subtitles | أتظن أنكما ستبيعان الأعمال وتتبرعان بالمال كما أراد والديكما؟ |
| İki gün sonra oraya gideceğiz sen de babanın istediği gibi bize yolu göstereceksin. | Open Subtitles | سنذهب إلى هناك بعد يومين ويمكنك أن تقودنا كما أراد أبوك |
| Artık nihayet güvendesiniz çocuklar, anne babanızın istediği gibi. | Open Subtitles | أنتم بأمان أخيراً الآن يا أطفال، كما أراد والداكم. |
| O bomba Gaerity'nin istediği gibi patlasaydı yüzlerce insan ölecekti. Ryan için bunun önemi yok. | Open Subtitles | كانت ستقتل المئات لو وضعتها في السوق كما أراد " قيريتي " |
| Bunlar benim insanlarım ve babamın istediği gibi onlara ben bakacağım. | Open Subtitles | هؤلاء شعبي وأنا سأعتني بهم كما أراد أبي |
| - Tam da patronunun başından beri istediği gibi işte. | Open Subtitles | كما أراد رئيسك طول الوقت. رئيسي؟ |
| Tıpkı Chris'in istediği gibi. Tıpkı senin Jake için istediğin gibi. | Open Subtitles | كما أراد كريس كما اردتي أنتي لجايك |
| Evet.Aynı Al'in bodrumu kendi odası için istediği gibi. | Open Subtitles | (نعم، بالضبط كما أراد (آل القبو ليكون غرفته |
| Ama Robert'ın planladığı gibi güneye doğru kaydırılması gerekiyor. | Open Subtitles | لكن سيتوجّب عليّ بأن أُعيد التوجيه للجنوبِ... كما أراد (روبرت). |
| Tam da paganların arzu ettiği gibi. | Open Subtitles | كما أراد الوثنيون |