| Bu basit bir şey değil ve Gördüğüm kadarıyla sorunların sebebi sensin. | Open Subtitles | ليس شيئا ضئيلا ، و كما أرى ، أنت من يخلق المشكلة |
| Gördüğüm kadarıyla, gerçek anlamda değişiklikler yapabilmek için, uzun bir oyun oynuyorum. | Open Subtitles | كما أرى فانني ألعب على المدى البعيد من أجل تغيير حقيقي هنا |
| Sam Axe,Görüyorum ki hükümet maaşından daha iyi koşullardasın. | Open Subtitles | سام آكس,إنك تعيش جيدا على راتب التقاعد الحكومي كما أرى |
| Anladığım kadarıyla, yanında bir karışık ırk şeması getirmişsin. | Open Subtitles | حسناً، كما أرى أنتِ أحضرتي لوحة أجناس مختلطة معكِ |
| Bunu ben şöyle Anlıyorum, kör olduğumuzu kabul edene kadar görmeyi öğrenemeyiz. | TED | و كما أرى الأمر، لا يمكن أن نتعلم الرؤيه حتى نقر بأننا عميان. |
| Görebildiğim kadarıyla öyle biri hiç var olmamış. | Open Subtitles | ولايوجد ما يشير الى هذا الاسم ,كما أرى |
| - Yeni yavrunuz yolda, anlaşılan. - Bildiniz başkan. Beş numara yolda. | Open Subtitles | ـ تنتظر طفلاً آخر كما أرى ـ هذا صحيح ، الطفل الخامس |
| Gördüğüm kadarıyla geçen 8 yılda pek bir değişiklik yapmamışsın. | Open Subtitles | لم تغير في زينة شقتك منذ 8 أعوام كما أرى |
| Gördüğüm kadarıyla hep kadınların sözü geçiyor. | Open Subtitles | كالخاتم في الإصبع إنني كما أرى أن الرجال الأمريكيين كالخصيان |
| Afrika'dan sonra Londra'nın havası size pek yaramamış, Gördüğüm kadarıyla. | Open Subtitles | بعد سهوب أفريقيا جو لندن لم يعد يلائم مزاجك, كما أرى |
| Hala kişisel hijyene önem vermiyorsun, Gördüğüm kadarıyla. | Open Subtitles | ..لازلت تتجنب النظافة الشخصيه , كما أرى .. |
| Gördüğüm kadarıyla trenin problemi çok fazla sıkıcı çıkışı olması. | Open Subtitles | كما أرى الأمر، مشكلة هذه الأفعوانية هي وجود الكثير من الأجزاء الصاعدة المملة |
| Gördüğüm kadarıyla dinsiz olduğunu iddia etsen de aslında ciddi şekilde kendine tapıyorsun. | Open Subtitles | كما أرى الامور بينما تدعي عدم إنتمائك لدين كنت في الواقع تعبد وتبجد نفسك |
| Görüyorum ki hala havayı bu pis kokuyla bozmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | مازلت مستمراً بتلويث الهواء بهذه الرائحة الشنيعة كما أرى |
| Görüyorum ki hala havayı bu pis kokuyla bozmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | مازلت مستمراً بتلويث الهواء بهذه الرائحة الشنيعة كما أرى |
| Görüyorum ki, fotoğrafım ödül dolabına girmiş. | Open Subtitles | إن صورتي معلقة في خزانة الجوائز .كما أرى |
| Anladığım kadarıyla yanında melez türlerini tanımlayan bir tablo var. | Open Subtitles | حسناً، كما أرى أنتِ أحضرتي لوحة أجناس مختلطة معكِ |
| Anladığım kadarıyla sen o çocukla konuşmuşsun. | Open Subtitles | كُنتَ تَتَكَلَّم معَ تِلكَ الطِفلَة كما أرى |
| Anlıyorum akıl almıyor. İnanılmaz. | Open Subtitles | ليس هذا من محض الخيال كما أرى شئ لا يصدق أبدا |
| Demek ki bir kral bile tuhaf olabilir, Anlıyorum. | Open Subtitles | لذا .. فحتى الملوك لديهم إحساس بالفضول كما أرى |
| Görebildiğim kadarıyla bir canavar sevici, bir canavardan daha iyi değildir. | Open Subtitles | كما أرى , الوحش لا يحب أفضل من أى وحش |
| Amanın, anlaşılan dün akşam birkaç geminin açılışını yapmışsınız. | Open Subtitles | يا إلهي، عمّدتم بعض السفن في الليلة الماضية، كما أرى |
| Bakıyorum da hâlâ işinin başındasın. Nasıl gidiyor? | Open Subtitles | ما زلت تكدحين في العمل كما أرى إلى أين وصلت؟ |
| Beyler Gördüğüm kadarı ile şu üçünden birini yapmak zorundasınız: Beni öldürmek, beni kovmak ya da ortak olarak almak. | Open Subtitles | : كما أرى , لديكم ثلاث خيارات قتلى أو إبعادى من هنا أو أعتبارى شريك معكم |