| Polis, yükselen her siyahiye yaptığı gibi, onu yakalamaya ve parmaklıklar arkasına koymak istiyor. | Open Subtitles | الشرطة تحاول أن تسقطهُ وتضعهُ بالحبس، كما يفعلون مع أيّ شخص أسود يشتهر. |
| Aynı onların yaptığı gibi, daha kısa ama dolu bir hayat yaşamayı tercih ederdim. | Open Subtitles | أعتقد أنّيَ اريد أكثر من أعيش حياة أقصر حياة مُمتلئة , كما يفعلون هنا |
| Ve Tina, kırmam için şarap kadehlerine ihtiyacım var, ...Yahudilerin yaptığı gibi, çünkü onlar da çok şanslılar. | Open Subtitles | تينا أريدك ان تجدي كاسات نبيذ لكسرها كما يفعلون اليهود لديهم الحظ الجيد |
| Biz de Onlar gibi saha içinde sistemimizi değiştirebilmeliyiz... | Open Subtitles | علينا ان نتحول بالتشكيلة كما يفعلون هم |
| Onlar gibi yemiyor ve yaşamıyorum. | Open Subtitles | فأنا لا أعيش و آكل كما يفعلون. |
| Belediye, her zamanki gibi düşük fiyat vereni seçti. | Open Subtitles | ذهب سيتي مع محاولة منخفضة، كما يفعلون دائما. |
| - Şüpheye düştüğünüzde... - Onların yaptığını yapıyoruz! | Open Subtitles | في حالة الشك - افعل كما يفعلون - |
| Ve "ilk hak"larında genelde yaptıkları gibi yanlış yönlendirmeyi deneyecekler. | Open Subtitles | وطلب تمريرة الهدف الأول قليلا من التوجهات الخطئة كما يفعلون |
| sahiden öğrendiğinde onların yaptığı gibi zamanı algılıyorsun ve olacakları görüyorsun. | Open Subtitles | ستستطيع التعامل مع الوقت كما يفعلون هم لذا، أنت تفهم ما الذي يجري |
| Polis, yükselen her siyahiye yaptığı gibi, onu yakalamaya ve parmaklıklar arkasına koymak istiyor. | Open Subtitles | الشرطة تحاول أن تسقطهُ وتضعهُ بالحبس، كما يفعلون مع أيّ شخص أسود يشتهر. |
| Tıpkı her büyük saldırının ardından her zaman yaptığı gibi. | Open Subtitles | كما يفعلون دوماً بعد وقوع هجوم ضخم |
| Evet. Hepsinin yaptığı gibi. | Open Subtitles | أجل, كما يفعلون كلهم |
| Patatesleri alıp içine koymayı seviyorum tıpkı Moody'nin restoranında yaptığı gibi. | Open Subtitles | أحب أن آخذ البطاطا المقلية وأضعها في الداخل كما يفعلون في مطعم (موديز) |
| Biz de Onlar gibi saha içinde sistemimizi değiştirebilmeliyiz... | Open Subtitles | علينا ان نتحول بالتشكيلة كما يفعلون هم |
| Onlar gibi değil. | Open Subtitles | ليس كما يفعلون. |
| Diğer tüm kızlar yeteneklerini sergilemek için her zamanki gibi bıçakla hokkabazlık yapacaklardı. | Open Subtitles | كل الفتيات الاخريات في فقرة المواهب كن يتلاعبن بالسكاكين كما يفعلون دوما |
| - Şüpheye düştüğünüzde... - Onların yaptığını yapıyoruz! | Open Subtitles | في حالة الشك - افعل كما يفعلون - |
| Sonra, akyuvarlar öteki istilacılara yaptıkları gibi gemiyi yok ederler. | Open Subtitles | و عندها كرات الدم البيضاء ستدمرها كما يفعلون مع اى غازى اخر |