| Otel müdürü olarak, senden bana o filmden bahsetmemeni istemek zorundayım. | Open Subtitles | كمدير فندق علي أن أطلب منك عدم ذكر هذا الفيلم لي |
| Kraliyet Vakfı'nın müdürü olarak buradaysan o zaman sadece maaş aldığı işi yap. | Open Subtitles | أنت هنا كمدير المؤسسة الملكية قم فقط بالعمل الذي تتلقى من أجله راتبك |
| Dünya Bankası'nın Nairobi'deki Doğu Afrika ofisinde müdür olarak çalışıyordum. | TED | كنت أعمل كمدير لفرع البنك الدولي في نيروبي في شرق أفريقيا. |
| Elliot Cole'un detaycı bir yönetici şöhreti var, değil mi? | Open Subtitles | أليوت كول لديه سمعة كبيرة كمدير دقيق ، أليس كذلك؟ |
| Ama bina yöneticisi olduğum için bir sürü şey duyuyorum. | Open Subtitles | وكل مافي الامر بحكم عملي كمدير للمبني اسمع بعض الامور |
| Kişiye özel olmasının yanında bir patron olarak... özel hayatımında yoluna girmesi iş hayatımın iyi olması için gerekli. | Open Subtitles | تأخذ يوماً شخصياً إذاً؟ عدا أنه يخص ترتيبات للعيش و كمدير يجب أن يكون لدي مقر عيش كي أعمل |
| Auggie Anderson'ı DP'nin geçiçi başkanı yapmışsın. | Open Subtitles | لقد عينتي اوجي اندرسون كمدير مؤقت لقسم الخدمات السرية |
| Onlara sanat direktörü olmak için orada çalışmaya karar verdim. | TED | قررت أن أكون.. أن أعمل كمدير للفنون لهؤلاء |
| Ama sadece binanın yöneticisi olarak değil aynı zamanda bankanın müdürü olarak bunu siz de biliyorsunuzdur. | Open Subtitles | وانت يجب عليك يا سيدى ليس كونك فقط المدير الأقليمى ,بل كمدير مقيم. |
| müdürü olarak ona söz geçiremediğim belli. | Open Subtitles | الواضح أنني لم أنجح بإقناعها من موقعي كمدير لها |
| Şirketin genel müdürü olarak kalmak için neye ihtiyacı var, tahmin et. | Open Subtitles | انه يريد الاستمرار كمدير تنفيذي للشركة العامة. هذا ما يحتاج |
| Her şey yolunda. müdür olarak yetkimin... | Open Subtitles | كل شيء على ما يرام بالمدرسة .. سُلطتي كمدير مدرسة |
| Sorgulama onun müdür yardımcısı olarak görevini sürdürüp sürdüremeyeceğiyle ilgili olacak. | Open Subtitles | إنّ الجلسة أن تقيّم ويقرّر... قدرته للإستمرار في موقعه كمدير مساعد. |
| Sen yönetici olarak kalasın diye... kendi makamımı tehlikeye attım. | Open Subtitles | .. لقد خاطرت بمنصبي من أجل إبقائك كمدير تنفيذي |
| yönetici kartımı getiririm, bedava yemek yeriz. | Open Subtitles | وسوف أحضر بطاقتى كمدير وسوف يكون الأكل مجانى |
| Bir leyleğin yanında bebek görürlerse patron olma şansım biter. | Open Subtitles | لو رأي أحدهم لقلق مع طفل، ففرصتي كمدير قد ذهبت أدراج الريح. |
| Vatandaş olarak hemfikirim ama, belediye başkanı olarak yeterince argümanın olduğundan %100 emin değilim. | Open Subtitles | أتفق معكِ كشخص ولكن كمدير للبلدية .. لست متأكداً من أنّ لديك قضية أساساً |
| Ve dahası, bu eylem benim iyi bir tıp direktörü olarak şöhretimi perçinledi ve sağlık sigortası alanında yükselme şansımı garantiye almış oldu. | Open Subtitles | وعلاوة على ذلك هذا الفعل المعين ضَمنَ سمعتُي كمدير طبي جيد وهو أَمّن تقدمي المستمر في حقل الرعاية الصحية |
| Ama kaç tane robot menejer var orada? | Open Subtitles | ولكن كم روبوت يعمل كمدير فني؟ |
| Amirliğe aday olan kişi benim. | Open Subtitles | انا من سيتم ترشيحي كمدير للاستخبارات |
| Yirmi yıllık müdürlük görevi şerefine bu park tabelasını Seymour Skinner'a tahsis ediyorum. | Open Subtitles | تقديراً لجهودك لمدة 20 سنة كمدير مؤقت سنسمى موقف السيارات على اسمك |
| Carson'ı uşaksız hayal edemiyorum. Midillisi olmayan bir sirk müdürü gibi. | Open Subtitles | اتخيل (كارسون) من دون خادم معاون كمدير حلبة من دون معاون |
| Kampanya müdürün olarak, bütün hafta çalıştığını söyleyebilirim. | Open Subtitles | كمدير لحملتك يجب أن أخبرك كانت تتدرب طوال الإسبوع |
| Brian Clough'un Leeds teknik direktörlüğünde ilk maçı. | Open Subtitles | "أوّل مبارة تنافسيّة لفريق (ليدز) تحت قيادة (براين كلاف) كمدير فنيّ" |
| Ben kampanya menajerliğinden istifa ettim. | Open Subtitles | أنا تَواً تَركتُ وظيفتي كمدير حملته. |