| Burada anlatılıyor ki, burası bir çeşit hapishane olsun,... veya mezar, Ra'nın düşmanlarından biri için. | Open Subtitles | يبدو هذا كأنه كان نوع ما كسجن أو كمقبرة لأعداء رع |
| Ailesinin Kincaid'de mezar yeri olmasına rağmen onu yaktırdınız. | Open Subtitles | كان عائلته تملك قطعة أرض كمقبرة في كينكيد حتى انك حرقت جثته |
| Toplu mezar gibi görünüyor. | Open Subtitles | إنها تبدو كمقبرة من الفوضى |
| Antik bir kabile mezarı gibi bir şey de değildi yani. | Open Subtitles | كلا، ليس الأمر وكأنها نقلت كمقبرة أثرية قديمة |
| Burası, öyle bir şekilde ki Rie'nin asla hayata geçmeyecek hayalinin mezarı gibi. | Open Subtitles | هذا المكان ، الحال التي عليها .... يبدو يبدو كمقبرة لحلم (ري) الذي لن يتحقق أبداً |
| Orası bir mezarlık ve beni oraya gönderen de Steyne. | Open Subtitles | المكان كمقبرة لي، و "ستاين" هو من أرسلني إليه |
| Burayı bir mezarlık kadar sessiz tutmaya çalışalım ki, bakalım buradan gidecekler mi. | Open Subtitles | "سنسعى لجعل هذا المكان خافتًا كمقبرة عسى أن ينصرفوا عنّا" |
| Orası resmen bir mezar. | Open Subtitles | إنها كمقبرة هناك. |
| Tıpkı mezar gibi. | Open Subtitles | يبدو كمقبرة |
| - Başkan Grant'in anıt mezarı gibi mi mesela? | Open Subtitles | - كمقبرة جرانت مثلا؟ -بالتاكي... . |
| Negel, 1987 yılında ortadan kaybolmadan kısa bir süre önce Bronx'ta bir mezarlık alanı satın almış. | Open Subtitles | -بفترةٍ قصيرة قبل اختفائه، عام 1987 (نيغل)، اشترى قطعة أرض كمقبرة في (برونكس) |
| mezarlık kadar sessiz. | Open Subtitles | هادىء كمقبرة. |