| Ortada duruyorduk. Dikenli tel vardı, biz nöbetçiler vardık. Batı Berlinliler, Doğu Berlinliler. | Open Subtitles | كنا نقف هناك في الوسط، حيث الأسلاك الشائكة نحن الحراس ومواطني برلين الشرقية والغربية |
| Oyuncakcı dükkanında scooter-- reyonunda duruyorduk İkizler için hediye olarak, scooter seçmek istediğimde, | Open Subtitles | كنا نقف في ممر الدراجات في متجر الألعاب عندما اردت اختيار الهدية الكبيرة للتؤام |
| - Yan yana duruyorduk. - Neyse, fark etmez. | Open Subtitles | لقد كنا نقف فى نفس الناحية - حسناً , لا يهم - |
| Lobide duruyorduk ve "gerçekten yağışlı" demiştim. | Open Subtitles | كنا نقف في المدخل وقلت أن الشوارع مبللة |
| Julian ve ben orada dikilmiş duruyorduk en basitinden beraber takılırız işte diye düşünüyorduk. | Open Subtitles | و أنا و "جوليان" كنا نقف هناك و كنا نعتقد أساسا أنه بإمكاننا التسكع معا أو فعل شيء آخر |
| Şurada, kamyonetimin yanında duruyorduk. | Open Subtitles | اننا كنا نقف هناك تماما بجوار شاحنتي |
| Tam orada duruyorduk, Tom. | Open Subtitles | يا توم كنا نقف هناك |
| Saat kulesinin altında duruyorduk! | Open Subtitles | كنا نقف تحت الساعة |
| Ama biz okseotu'nun altında duruyorduk ve okseotu altında öpüşülür. | Open Subtitles | لكن كنا نقف تحت نبتة "الهَدال"َ (من ضمن الطقوس عيد الميلاد) |
| Yanınızda duruyorduk. | Open Subtitles | كنا نقف بجانبكم |
| Öğle vakti güneşinde duruyorduk. | Open Subtitles | كنا نقف أسفل شمس الظهيرة. |
| Ama biz okseotu'nun altında duruyorduk ve okseotu altında öpüşülür. | Open Subtitles | ولكن كنا نقف تحت الهدال. |
| Şuradaki küçük çıkıntının üzerinde duruyorduk. | Open Subtitles | و كنا نقف فوق الحافلة تلك |
| Tam burada duruyorduk. | Open Subtitles | كنا نقف هنا |