Sanırım Şanslıydım. Yolun yanındaki tarladaydın. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً كما أظن كنتِ بحقل قرب الطريق |
Çoğu sadece birkaç hafta yaşar. Ben Şanslıydım. | Open Subtitles | معظمهم عاشوا لبضعة أسابيع لقد كنتُ محظوظاً |
Şanslıydım. Ceketimse o kadar şanslı değildi. Endişelenme. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً بخلاف سترتي لا تقلقي مِنْ ذلك |
- Ben Şanslıydım, kaçtım. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً لأنني تمكنت من الهرب. |
- Şansım yaver gitti. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً |
Amber'le yakın olarak çalışacak kadar Şanslıydım. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً بالعمل قريباً من (آمبر) |
Komik olduğum için Şanslıydım. | Open Subtitles | كنتُ محظوظاً, ومرحاً ولو لم أكن مرحاً |
Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً |
Çok Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً جداً |
Ben Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً |
Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً |
Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً |
Şanslıydım, sanırım. | Open Subtitles | اعتقد انني كنتُ محظوظاً |
Şanslıydım. Sağ kalabildim. | Open Subtitles | لكنّي كنتُ محظوظاً. |
- Hayır. Hayır, ben Şanslıydım. | Open Subtitles | -لا, لقد كنتُ محظوظاً ... |
Bono'yla çalışacak kadar Şanslıydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ محظوظاً أنّي عملتُ مع (بونو). |