| Baumfree, Tanrının sesinin duyduğunu ve ona Kingston'ı terk edip kutsal mesajını başkalarıyla paylaşmasını söylediğini iddia etti. | TED | ادعت بومفري سماعها صوت الرب، وأنه أمرها بترك كينجستون ومشاركة رسالتها المقدسة مع الآخرين. |
| O zaman kadar Kingston'da bir motele gidelim. | Open Subtitles | فى الوقت الحالى ، يجب علينا التوجه إلى فندق فى كينجستون |
| İlk kişisel sergisidir. İnsaflı davran. Şekerim, bu da Dale Kingston. | Open Subtitles | إنها مجموعته الأولى لذا انتقده برفق عزيزيهذا"ديل كينجستون" |
| Bay Kingston! Size ulaşmaya çalıştım. Çok üzgünüm efendim. | Open Subtitles | سيد " كينجستون " حاولت الاتصال بك أنا بالغ الأسف |
| Bay Kingston, burayı daha önce de soymak isteyenler oldu mu? Elbette. | Open Subtitles | أخبرني سيد " كينجستون " هل سبق وان سرق أحد هذا المنزل ؟ |
| Bay Kingston daha önce mi gitmişti? | Open Subtitles | السيد " كينجستون " عاد لمنزله مبكراَ في اعتقادي |
| Bay Kingston saat kaçta buraya geldi diye soruyorsanız, bilmiyorum. | Open Subtitles | ولو كنت مهتماَ بزمن وصول السيد " كينجستون " فأنا لا أعلم |
| Joe, dün gece Kingston'un arabasını sen mi park ettin? | Open Subtitles | ألم يخبرك الشباب أن أوقف السيد " كينجستون " سيارته ليلة أمس ؟ |
| - Telefonunuz var, Bay Kingston. | Open Subtitles | سوف أستدعيه - مكالمة هاتفية سيد " كينجستون " |
| Bay Kingston ve avukat bey toplantıya katılmamda sakınca görmediler. | Open Subtitles | -جيد اسمعي السيد " كينجستون " والمحامي القضائي لم يمانعوا في زيارتيي |
| - ... Bay Kingston terekenin geri kalanını alıyor. | Open Subtitles | -إن لم يحصل السيد " كينجستون " على المجموعة فعلى الأقل سينال بقية العقار |
| Ben Connie Kingston, Rockville, Maryland'den canlı bildiriyorum... kuşatma altında bir şehir. | Open Subtitles | كوني كينجستون ، كان معكم في تقرير مباشر * من روكفيل ـ ميريلاند مدينة تحت الحصار * |
| Bir numara: "Kingston Trio" İki numara: | Open Subtitles | أولا ، فرقة كينجستون تريو ثانيا |
| Bay Kingston, söyleyin leydi nasıl? | Open Subtitles | السَيِد "كينجستون"، أخَبرنِي كَيف هِي السَيِده؟ |
| Bay Kingston, sizden ricam söyleyeceklerimi bitirinceye kadar ölüm işaretimi vermemenizdir. | Open Subtitles | سيد "كينجستون"، أدَعِوك بِأن لاتَعطِي إشاَره لموَتِي حَتى أتكَلم عمَا في ضَميري مِن كَلام |
| Beni bir zindana mı atıyorsunuz, Bay Kingston? | Open Subtitles | هَل أدَخل الزِنزَانَه، سَيِد "كينجستون"؟ |
| Bu tren Scarborough, Bridlington ve Kingston upon Hull'da duracak. | Open Subtitles | القطار سيمر بـ"سكاربورج" ، "بريدلنجتون" ، "كينجستون" و "هول" |
| Görünüşe bakılırsa ilk defa Kingston Heights'te aktif edilmişsin. | Open Subtitles | يبدو أنك تم تنشيطك لأول مرة "في "مرتفعات كينجستون |
| Ben Allen Kingston, sayın Cotchin'in avukatıyım. | Open Subtitles | الين كينجستون انا محامي السيدة كوتشن |
| Şimdi, Kingston Tanner, kendi kürsüsünden Tanrı'sının kurtuluşu getirdiğini söyledi. | Open Subtitles | (كينجستون تانر) سبق وشهد من منبره أن إلهه يمنح الخلاص. |