| Hayley Marshall Kenner sadece biraz yorgun. | Open Subtitles | هايلي مارشال كينر الملابس قذرة بعض الشيء |
| Eşin, bayan Kenner'ı Yeşil Bölge'de ne sıklıkla ziyaret ediyor? | Open Subtitles | كــم مرة زارت زوجتـُـك السيدة كينر في المنطقة الخضراء |
| Vincent Kenner, 58, emniyet kemerini bağlamayıp, arka koltuktan ön cama balıklama dalmış.Kalp sesleri boğuk. | Open Subtitles | "فنسنت كينر" ثمانية وخمسون عاماً، كان بلا حزام في المقعد الخلفي لليموزين وبلا مسكن |
| Sam Keener, amcam Owen'ın birlikte içki içtiği bir adamdı uzun zaman önce, hatta ben doğmadan önce. | Open Subtitles | سام كينر " كان صديق شرب قديم " لعمي " أوين " قبل وقت طويل من ولادتي |
| - Adım bayan Keener .. sizinle geleceğiniz konuşmak için burdayım. | Open Subtitles | اسمي الآنسة (كينر) وجئت اليوم لأناقش مستقبلك |
| Starbucks'ta Greg Kinnear'ı gördüğüme oldukça eminim. | Open Subtitles | - أنا متأكد أني رأيت جريج كينر في ستاربكس |
| Betty Kenner, limuzun kazasından ötürü kapalı kafa travması. | Open Subtitles | "بيتي كينر"، أذيّة مغلقة في الرأس نتيجة حادث الليموزين |
| - Vincent Kenner artık senin sorumluluğunda. | Open Subtitles | غراي، من الآن فصاعداً "فنسنت كينر" هو مسؤوليتك |
| Sıradaki sahnemiz için hareketli davul gösterisiyle Tommy Kenner'ı alkışlayalım. | Open Subtitles | و العرض التالى من فضلكم رحبوا بـ "تومى كينر" و عزفه المنفرد على الطبل |
| Kenner davul çaldığı kadar ders çalışsaydı şimdi başbakan olurdu. | Open Subtitles | إذا كان "كينر" يذاكر هكذا فسوف يصبحرئيسا. |
| Ama Kenner ifadesinde hepsini imha etmediğini yalnız birini bıraktığını söyledi. | Open Subtitles | لكن حين عاد " كينر " لإدلاء أقواله قال أنه لم يدمرهم كلهم لكن احتفظ بواحد فقط |
| Eşinin, Madeline Kenner'ı tanıdığını bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أعرف بأن زوجتـُـك تعرف مادلين كينر |
| Bayan Kenner, sizi bulduğuma sevindim. | Open Subtitles | سيدة كينر, أنا سعيد لأنني وجدتـُـك |
| - Ama ben Vincent Kenner'ı kontrol etmeliyim. | Open Subtitles | "لكنّ عليّ الاطمئنان على "فنسنت كينر |
| 2212 no'lu odadaki Bay Kenner'a da mutlaka lavman yapılsın, iki gündür dışarı çıkmadı. | Open Subtitles | وتأكّدي أن يحصل السيّد (كينر) في الغرفة 2212 على تلك الحقنةِ الشرجيّة فهو ينتظرها منذُ أيّام |
| Benim adım bayan Keener | Open Subtitles | اسمي الآنسة (كينر)، وأنا هنا اليوم لأناقش خياراتك. |
| Hiç tanışmadık ama Natalie Keener'la çalışmak sizin için büyük bir şans | Open Subtitles | "لم نتقابل قطّ، لكني أعرف أنك ستكون محظوظ لتعيين (ناتالي كينر)." |
| Odasına gittiğin akşam Jeffrey Keener'la aranızda neler geçti. | Open Subtitles | (ماذا حدث بينكِ وبين (جيفري كينر في الليلة التي ذهبت فيها إلى غرفته؟ |
| Odasına gittiğin akşam Jeffrey Keener'la aranızda neler geçti. | Open Subtitles | (ماذا حدث بينكِ وبين (جيفري كينر في الليلة التي ذهبت فيها إلى غرفته؟ |
| - Dr. Keener evden randevusuna kendi başına gitmesinin onun için iyi olacağını düşündü. | Open Subtitles | - ظنّت الدكتورة (كينر) بان هذا مُفيد لها بأن تمشي من مخيّمها إلى الموعد بنفسها |
| Mark Ruffalo'nun on filmini izledim ve Catherine Keener DJ'i izleme şansım oldu. | Open Subtitles | رأيت أفلام (مارك روفالو)، وتسنّى لي مشاهدة (كاثرين كينر) |
| Netflix'e bakıp Greg Kinnear'ın hayaleti hayır, meleği oynadığı filmi bul ve bir de Human Centipe-- | Open Subtitles | تفقد "نيت فليكس" لذلك الفلم ...(عندما كان (غريغ كينر يلعب دور الشبح, لا... كان ملاكاً |