| Acaba Kyoko şu an evde ne yapıyordur? | Open Subtitles | أتساءل ما الذي تفعله كيوكو في البيت الآن |
| Kyoko, annemin gri yazlık şalı duruyor mu? | Open Subtitles | كيوكو هل ماتزال أمي تملك وشاح الصيف الرمادي؟ |
| Dinle, Kyoko senin yaşındayken ben de böyle düşünürdüm. | Open Subtitles | لكن انظري يا كيوكو في مثل عمرك فكرت بذلك ايضاً |
| Kiyoko senin Akira'yı uyandıracağını söylüyor. | Open Subtitles | كيوكو قالَ ذلك أنت ستوقض اكيرا. |
| Miyuki-san, Kiyoko'yu al. Akşam yemeği yapacağım. | Open Subtitles | (ميوكي) ، خذي (كيوكو) سأقوم بإعداد العشاء |
| Oğlumun bu işe Kyoko'yu da bulaştırdığı için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف يا ابنتي , هل كيوكو سان اشتركت في هذا ؟ |
| Korku Kraliçesi, Harase Kyoko mu? | Open Subtitles | هاريس كيوكو أتقصدين هاريس كيوكو ملكة الرعب ؟ |
| Harase Kyoko, bugünkü konuğumuz. | Open Subtitles | هناك واحدة منها فقط لا غير وهي هاريس كيوكو ضيفتنا لليوم |
| Eve adım atınca, Kyoko aniden duracaksın. | Open Subtitles | عندما تتقدمين الى المنزل يا كيوكو ستتوقفين فجأة |
| Çamaşır işi için Kyoko'nun bunu gizlice yapmasından başka seçenek yok. | Open Subtitles | بالنسبة للغسيل, لا يوجد خيار آخر سوى أن تتسلل كيوكو خارجا وبسرعة من أجل الغسيل. |
| ...şarkıcı olmak istiyordu ve babanla birlikte bir nevi başardı, Kyoko. | Open Subtitles | أردت أن تغدو مغنية وقد قطعت نصف الطريق نحو ذلك حقا.. مع والدكي كيوكو |
| Kyoko'nun ve kocasının kanında virüs de var tedavi de var. | Open Subtitles | كل كيوكو وزوجها يكون الفيروس و علاج في مجرى الدم. |
| Kyoko babasının jetiyle bizimle Vegas'a uçmak istediğini söyledi. | Open Subtitles | كيوكو أخبرتني أنَّها تريد إعطائنا رحلةٍ إلى لاس فيغاس على متن طائرة والدها |
| Kyoko evde kendini yalnız hissediyordur. | Open Subtitles | وايضاً كيوكو قد تكون وحيدة في البيت |
| Ama Kyoko'nun doğumundan sonra içmeyi bıraktı. | Open Subtitles | لكنه توقف عن الشرب بعد ولادة كيوكو |
| Hayat hayattır, bir kere yaşanır. Ben, sen ya da Kiyoko. | Open Subtitles | هذه سُـنـّة الحياة ، لا تولد إلا مرة واحدة أنتِ ، أنا ، أو (كيوكو) |
| Sanırım artık Kiyoko'nun lanet olası ağlamasını dinlemek zorunda değiliz. | Open Subtitles | أعتقد أننا لن نستمع لبكاء (كيوكو) المزعج مجدداً |
| Miyuki-san, Kiyoko'yu al. Akşam yemeği yapacağım. | Open Subtitles | (ميوكي) ، خذي (كيوكو) سأقوم بإعداد العشاء |
| Hayat hayattır, bir kere yaşanır. Ben, sen ya da Kiyoko. | Open Subtitles | هذه سُـنـّة الحياة ، لا تولد إلا مرة واحدة أنتِ ، أنا ، أو (كيوكو) |
| Sanırım artık Kiyoko'nun lanet olası ağlamasını dinlemek zorunda değiliz. | Open Subtitles | أعتقد أننا لن نستمع لبكاء (كيوكو) المزعج مجدداً |
| Sen misin, Kyoko-rin? | Open Subtitles | مرحبا ، كيوكو رين؟ |