Çalıştığım fabrikaya gitmek için aceleyle istasyona vardım. | Open Subtitles | أسرعت نحو المحطة كي أذهب للمصنع الذي أعمل به |
Onun yanına gitmek için iyi bir zaman değil. | Open Subtitles | الآن ليس الوقت المناسب كي أذهب اليه، لأني |
Bir helaya gitmek için bile yalnız bırakmaya gelmiyor seni. | Open Subtitles | لا يمكنني تركك لفترة كافية كي أذهب إلى الحانة |
Bana gitmem için el salladın, sonra da çarptın. | Open Subtitles | لوّحت لي كي أذهب وبعدها صدمتني. |
Viyana'ya gitmem için benden ayrılıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | إنّك تنفصل عنّي كي أذهب إلى "فيينا"، صحيح ؟ |
Üniversiteye gitmem için para yok. | Open Subtitles | لا نقود لي كي أذهب إلى الجامعة |
Avusturalya'ya gitmek için para biriktiriyorum ve şansıma bu dönem PHH'nin dalış öğretmenine ihtiyacı varmış. | Open Subtitles | أنا أدخر كي أذهب إلى الرصيف المرجاني العظيم. ومن حسن حظي بالوس هيلز الثانوية بحاجة إلى مدرب غوص لهذا الفصل الدراسي. |
Fransa'daki kaleme gitmek için şehirden ayrıldığımı söylemediğim için kusura bakma. | Open Subtitles | "آسف لعدم إخباركِ أنني سأغادر المدينة كي أذهب لقلعتي في (فرنسا)" |
- Paris'e gitmek için bekleyemiyorum. - Şunu daha yükseğe koy. | Open Subtitles | لا استطيع الانتظار كي أذهب لباريس _ ضعه أعلى _ |