Ben senin yaşındayken, babam, yani büyükbaban beni kampa götürmezdi. her zaman meşgul olurdu. | Open Subtitles | عندما كُنْتُ بِعُمرك ، جَدُّكَ كَانَ دائماً مشغولاً جداً لأنْ يَأْخذُني للتخييم |
Bu her zaman uzun dönem planımızın bir parçası olmuştur. | Open Subtitles | هذا كَانَ دائماً جزء من خطّتنا الطويلة الأجلِ |
Senin buradaki konumun, her zaman... ..sanat öğretmenliği oldu. | Open Subtitles | موقعهم هنا كَانَ دائماً معلّمِة فَنِّ لَيسَت مِنْ معالجّة بالفَنِّ |
Ama bu her zaman haklı olduğu anlamına gelmez. | Open Subtitles | لكن الذي لا المتوسط بإِنَّهُ كَانَ دائماً حقّ. |
Darren her zaman ona inanan arkasında olan kimseleri yarı yolda bırakmaktan korkan biri olmuştur. | Open Subtitles | دارن كَانَ دائماً فقط، هو كَانَ خائفَ دائماً لخَيبة أمل الناسِ الذي آمنَ به. |
her zaman başkalarının hisleriyle alakadar olurdu. | Open Subtitles | لقد كَانَ دائماً مهتم بشأن مشاعرِ أشخاص الآخرينِ. |
Meslek hayatım, evliliğim yada her hangi bir şeye sözüm her zaman %110 olmuştur. | Open Subtitles | إلتزامي فى مهنتِي أَو زواجِي، أو ما شابه ذلك... كَانَ دائماً بنسبه 110بالمائة |
O her zaman bizim en büyük koruyucumuz oldu. | Open Subtitles | انة كَانَ دائماً حامينا الأعظم. |
O her zaman bizim en büyük koruyucumuz olmuştur. | Open Subtitles | انة كَانَ دائماً حامينا الأعظم. |
İyiyle kötünün arasında... o her zaman ikimizin de en iyi yönlerini aldı. | Open Subtitles | خلال جيدِ وسيئِ... هو كَانَ دائماً أفضل جزءِ كِلانَا. |
Bu her zaman benim hayalim olmuştu. | Open Subtitles | هذا كَانَ دائماً حلمَي. |
O her zaman seninleydi. | Open Subtitles | انة كَانَ دائماً مَعك. |
her zaman para içindi. | Open Subtitles | هو كَانَ دائماً للمالِ. |
İnsan her zaman kusurlu olandır. | Open Subtitles | الرجل كَانَ دائماً ناقصَ. |
Cömertlik her zaman benim... zayıflığım olmuştur. | Open Subtitles | الكرم كَانَ دائماً ... ضعفى. |
*Her zaman aynı şey | Open Subtitles | * هو كَانَ دائماً نفس الشيئ |