| Birşey ifade eder mi bilmiyorum, ama bir hafta önce buradaydı, başka bir hücre arkadaşı ile konuştuklarını duydum. | Open Subtitles | أنا لا أَعْرفُ إذا يَعْني أيّ شئَ، لَكنَّه كَانَ هنا قَبْلَ إسبوع، وأنا سَمعتُ بأنّ يَتكلّمُ مع النزيلِ الآخرِ. |
| Cinayeti gördüğünü sandığında buradaydı. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا عندما فكّرَ هو إنشرْ القتلَ. |
| Bütün gece buradaydı. Nişanlın getirdi. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا طوال اللّيل خطيبتكَ أحضرته |
| Sabah Buradaymış, tromboz. | Open Subtitles | يَقُولُ أنه كَانَ هنا اليوم مَع تخثّر في الدم |
| Anladığım kadarıyla Mr. Terry geçen hafta Buradaymış. | Open Subtitles | أَفْهمُ السّيدَ تيري كَانَ هنا الأسبوع الماضي. |
| Geçen pazar günü sabah saat beşte şişe toplamak için Buradaymış. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا 5: 00 مساءً الأحد الماضي، |
| - Jeff'in Burada olduğunu duydum. | Open Subtitles | دقة دقةِ. أوه، سَمعتُ جيف كَانَ هنا. لا. |
| Sen hariç herkes zamanında buradaydı. | Open Subtitles | الجميع كَانَ هنا في الوقت المناسب ماعداك . |
| Sabah da Walter buradaydı. | Open Subtitles | نعم، والتر كَانَ هنا في وقت سابق، |
| Evet, Dana 1 saat önce buradaydı. | Open Subtitles | نعم، دانا كَانَ هنا قبل حوالي ساعة. |
| Genç adam buradaydı. | Open Subtitles | الرجل الذي كَانَ هنا. |
| Bir dakika önce buradaydı. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا قَبْلَ لحظة. |
| Evet, o buradaydı... bir yerlerde. | Open Subtitles | حَسناً، لقد كَانَ هنا... فيمكانما |
| Görünüşe göre Bay Wilson özel bir sebeple için Buradaymış. | Open Subtitles | يُشاهدُ مثل السّيدِ Wilson كَانَ هنا لa مناسبة خاصّة. |
| 40 yıldır Buradaymış. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا ل40 سنةِ. |
| Buradaymış. | Open Subtitles | لقد كَانَ هنا. |
| Buradaymış. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا. |
| Buradaymış. | Open Subtitles | هو كَانَ هنا. |
| Roddy Lankman Buradaymış... | Open Subtitles | رودي Lankman كَانَ هنا... |
| Burada olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لَمْ أَعْرفْ بأنّه كَانَ هنا. |
| Burada olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | نَعْرفُ بأنّه كَانَ هنا. |