"لآكله" - Traduction Arabe en Turc

    • yiyecek
        
    • yemem
        
    Dokuzuncu yaş günümde ailem bana yiyecek bir şey bile verememişti. TED بعيد ميلادي التاسع، والداي لم يستطيعوا أن يقدمون إلي طعاماً لآكله
    Şimdi başımın üstünde bir çatı var, ama bu kez de yiyecek yok. Open Subtitles الآن يوجد سقف فوق رأسي، ولكن لا طعام لآكله.
    - Teşekkürler. - yiyecek bir şey alayım. - Hayır, olmaz. Open Subtitles ـ سأحضر شيئا ً لآكله ـ اللعنة, لن تفعل لقد أفسدت عليك الدعوة
    - yiyecek bir şey alayım. - Hayır, olmaz. O şansını kaybettin. Open Subtitles ـ سأحضر شيئا ً لآكله ـ اللعنة, لن تفعل لقد أفسدت عليك الدعوة
    Hey, adamım. Ben çok acıktım. Kasabaya inip yiyecek bir şeyler alacağım. Open Subtitles أيها الرجل إنني أتضور جوعا سأبحث عن شيء لآكله بذلك المطعم الذي بآخرالشارع
    yiyecek birşeyler bulurum. Belki biraz omlet veya bir buzlu çubuk. Open Subtitles سوف أجد شيئاً هنا لآكله ربما بيض مخفوق أو مثلجّات
    Lütfen mutfağa gidip yiyecek bir şey getirebilir misin? Open Subtitles هل بالإمكان أن تذهب للمطبخ وتحضر شيئاً لآكله
    Bir süre daha yiyecek bulamazsam ne yaparım bilmiyorum. Open Subtitles ،إن لم أجد شيئاً لآكله قريباً لا أعرف ماذا سأفعل
    Hayır, seninle konuşuyorum çünkü yiyecek bir şey istiyorum ... Open Subtitles لآكله شيئاً أريد لأنني معك أتحدث أنا لا,
    Efendim, önce bir şeyler yiyecek olursam gücümü toplayabilirim. Open Subtitles سيدي ,لو كان بإمكاني الحصول على شيء لآكله أولاً ربما قد أجد القوة
    yiyecek bir şey olsun da ne olduğu umrumda değil. Open Subtitles شيء لآكله على ما أعتقد، لا يهمني ماذا يكون.
    Bolca yiyecek ve başımın üstüne bir çatı verdi. Open Subtitles أعطاني الكثير لآكله ومنزل كل هذا كان جديد بالنسبة لي
    Pekala. O zaman gidip kendime yiyecek bir şeyler bulayım. Open Subtitles حسناً إذن, في هذه الحالة عليّ الذهاب والبحث عن شيء لآكله
    yiyecek bir şeyler vereceğini söylemiştin. Open Subtitles أنا جائع لقد قلت بأنّك ستجلب لي شيئاً لآكله
    - yiyecek bir şeyler var mı? Open Subtitles ؟ هل لديكم أي شيء لآكله نعم ، اتبعني
    - Bana yiyecek bir şeyler getirebilir misin? Open Subtitles ـ هل يمكنكِ أن تُحضر لى شيئاً لآكله ؟
    Bana yiyecek bir şeyler uzatır mısın tatlım? Open Subtitles هلّا مررتَ لي شيئاً لآكله يا عزيزي ؟
    Burada hiç yiyecek bir şeyin var mı? Open Subtitles حتى البشر هل لديك أيَّ شيء لآكله هنا ؟
    Avlanmaya gidiyorum. yiyecek bir şeyler bulmam lazım. Open Subtitles سوف أذهب للصّيد يجب أن أجد شيئاً لآكله
    yiyecek bir şey alabilir miyim? Open Subtitles هل أستطيع الحصول على شيءٍ لآكله ؟
    Ben acıktım. Daha fazla yemek yemem lazım. Open Subtitles أنا جائع يا رجل، يجب أن أجد المزيد لآكله

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus