Ölmediğinden emin olmak için seni aradım. | Open Subtitles | واتصلت بك لأتأكد من أنك لم تمت, فقلت لي أنك إلتقيت بشخص مميز |
Sadece rahat olduğundan emin olmak için uğramıştım. | Open Subtitles | لقد جأت فقط لأتأكد من أنك مستريح هنا |
İyi olduğundan emin olmak için seni görmem gerekti. | Open Subtitles | فقط احتجت رؤيتك فقط لأتأكد من أنك بخير |
Bil diye söylüyorum, müzikal bittikten sonra bulabildiğim kadar para ayarlayıp senin seçilmediğinden emin olacağım. | Open Subtitles | فقط لتعلمي بعد انتهاء العرض الموسيقي سوف اخصص مال بقدر ما يمكنني لأتأكد من أنك لن تنتخبي |
Tüm süreç boyunca yanında olacağım ve yapılanları anladığından emin olacağım. | Open Subtitles | أنا سأكون معك طوال الوقت الذي ستكونين به هنا لأتأكد من أنك تفهمين كل ما يحدث |
Senin iyi olduğundan emin olmak içeri giriyorum. | Open Subtitles | سأدخل هذه الغرفة لأتأكد من أنك بأمان وغير متأذي |
Ben de bu yeminini tuttuğundan emin olmak için buradayım. | Open Subtitles | و أنا هنا لأتأكد من أنك ستحافظ على عهدك |
Senin Huzur Kitabı'nı alacağından emin olmak için buradayım. | Open Subtitles | - أنا هنا لأتأكد من أنك ستعيد كتاب السلام . |
Karanlık çökünceye kadar kampta kalıp güvende olduğundan emin olacağım. | Open Subtitles | سأبقى في المخيم حتى الليل... لأتأكد من أنك آمنه |
Aslında senden biraz kan alıp farelerle senin aynı dizilişe sahip olduğundan emin olmak adına birkaç test yapmak isterim. | Open Subtitles | في الواقع, كنتُ أوّد ان أخذ عينة من الدماء منِـك واقوم ببعض التجارب السريعة لأتأكد من أنك والفئران هذه جميعكم على نفس الخط |