| Paranın yarısını almak için. böylece sana güzel gözükmek için elbiseler alabilecektim. | Open Subtitles | لكى احصل على نصف المبلغ, لأتمكن من العناية بمظهرى من اجل اسعادك |
| Onlara haftalık zamanlarının kayıtlarını tutturdum böylece ne kadar çalışıp ne kadar uyuduklarını anlayacaktım ve kitabım için stratejileri hakkında onlarla röportaj yaptım. | TED | تتبعتُ جدولهن للوقت لمدة أسبوع لأتمكن من إضافة كم ساعة يشتغلن وكم ساعة يخلدن إلى النوم وقابلتهن لنتحدث عن خططهن من أجل كتابي. |
| 2011'de ismimi değiştirdim, böylece Macaristan'daki Aşırı Sağcı gençlik kampına katılabilecektim. | TED | في عام 2011، غيرت اسمي لأتمكن من المشاركة في معسكر شبابي لليمين المتطرف في المجر. |
| Bekar kalmak istedim böylece seyahat edebilecektim, Göreceğin her şey burada | Open Subtitles | أردت أبقى عزباء لأتمكن من السفر و أرى كل ما يمكنني رؤيته |
| Sensiz bunu asla yapamazdım. | Open Subtitles | لا بأس بذلك لم أكن لأتمكن من بلوغ هذا من دونك |
| Sensiz bunu asla yapamazdım. | Open Subtitles | لا بأس بذلك لم أكن لأتمكن من بلوغ هذا من دونك |
| böylece caddenin karsisina geçecektim, ama kahretsin ki dönüs yasakti. | Open Subtitles | لأتمكن من الذهاب للطرف الآخر من الشارع لكن تباً, لم يكن هناك طريق للرجعه |
| böylece son nefesimi, onlara son bir kez cehenneme gitmelerini söylemek için kullanabileceğim. | Open Subtitles | لأتمكن من نفث أنفاس احتضاري لأخبرهما أن تذهبا للجحيم مرةً أخيرة. |
| Sadece kendi televizyonumun olmasını isterdim, böylece odamda izleyebilirdim. | Open Subtitles | أتمنى لو لدي تلفازي الخاص لأتمكن من المشاهدة في غرفتي |
| Sadece kendi televizyonumun olmasını isterdim, böylece odamda izleyebilirdim. | Open Subtitles | أتمنى لو لدي تلفازي الخاص لأتمكن من المشاهدة في غرفتي |
| Daha yüksekten, böylece daha uzun sürer ve yakalayabilirim. | Open Subtitles | إرميها لأعلى من ذلك لكي تأخذ وقتاً طويلاً في النزول لأتمكن من إلتقاطها |
| Geç yerine erken getirmen daha iyi olur böylece terbiye edebilirim. | Open Subtitles | أرى أنه من الأفضل أن تجلبيهم الان لأتمكن من نقعهم |
| Ellerinizi de görebileceğim bir yere koyun. böylece mesaj çekemezsiniz. | Open Subtitles | و أرفع يداك لأتمكن من رؤيتها, لكي لا يمكنك أن ترسل أو تقوم بأي شيء |
| böylece ailemizi girdabına çekmek üzere olan fırtınadan koruyabilirim. | Open Subtitles | لأتمكن من حماية عائلتنا من العاصفة التي تريد أبتلاعها |
| Tamam. Şimdi git, böylece burada arama yapmaya devam edebilirim. | Open Subtitles | حسنا,أذهبي الآن لأتمكن من النظرفي كل هذا |
| Elime geçen parayla ne yapmam gerektiğini bulmaya çalışıyorum böylece bazı insanları değiştirebilirim. | Open Subtitles | فقط احاول أن اعرف مايفترض بي أن افعلهُ بالمال الذي لديّ لأتمكن من التعويض على بعض الناس |
| Adamı bize katılmasını istedim, böylece şu evi bölme işini teklif edebilirim. | Open Subtitles | لقد دعوته للانضمام إلينا لأتمكن من اقتراح فكرة التقسيم هذه |
| böylece bütün şarjörü o çok bilmiş suratına boşaltabilirim. | Open Subtitles | لأتمكن من تفريغ خزانته فيكّ أيها المتحاذق |
| Anne, biliyorsun bunu sensiz yapamazdım. | Open Subtitles | أمي أنتِ تعرفين ماكنت لأتمكن من فعل ذلك من دونكِ |
| - Sen olmasan hiçbir şey yapamazdım. | Open Subtitles | لم أكن لأتمكن من فعل .ما فعلته بدونكِ |