Diyelim ki birinin ailesi için yumurtaya ihtiyacı oldu. | Open Subtitles | لنفترض بأن شخصاً ما يحتاج إلى بيض لأجل عائلته |
Bu yüzden, onun için, eşi için, ailesi için, lütfen doğru olanı, uygun olanı yap. | Open Subtitles | لذلك , أرجوك , لأجله , لأجل زوجته لأجل عائلته إفعل ما هو صحيح , ما هو لائق |
Ruhu ve zihni ailesi için savaşıyor. | Open Subtitles | روحه وعقله يكافحان لأجل عائلته |
Sahip olduğu her şeyi ailesi için yapmak isteyen bir baba gibi hissettim. | Open Subtitles | "أشعر أنني أب" "قد يفعل أي شيء مضطر له لأجل عائلته" |
Ruhu zihninde ve ailesi için savaşıyor. Nathan! | Open Subtitles | روحه وعقلك يكافحان لأجل عائلته ( (ناثان! |
Cooper'ın ailesi için paraya ihtiyacı vardı. Tamam mı? | Open Subtitles | . لقد كان (كوبر) بحاجةٍ لذاك المال لأجل عائلته |
ailesi için bir maaş bağlayalım. | Open Subtitles | نحن سنفتح صندوق لأجل عائلته (بول) |
ailesi için. | Open Subtitles | لأجل عائلته |