Bu acil bir konu, o yüzden gidip onu getireyim. | Open Subtitles | حسنا, هذا أمر عاجل, لذا سأذهب لأحضره |
Kalemimi unuttum. Dur da getireyim. | Open Subtitles | لقد نسيت قلمي دعني أذهب لأحضره |
Gidip getireyim. | Open Subtitles | سأذهب لأحضره |
Gidip onu getireceğim. Burada bekle. Bir yere gitme. | Open Subtitles | سأذهب لأحضره أنت فقط انتظر هنا، لا تتحرك |
Hatta fazladan söyleyip eve getireceğim, ne istersin? | Open Subtitles | سأطلب زيادة لأحضره للمنزل. ماذا تريد؟ |
Şimdi, eğer izin verirseniz, katılmam gereken bir toplantım var. | Open Subtitles | أما الآن, إذا عذرتموني لديّ اجتماع لأحضره |
onu almaya gittiğimde fark ettim ki evlilik tarihimiz içine kazınmış. | Open Subtitles | عندما ذهبتُ لأحضره لاحظت تاريخ زواجنا محفورٌ على الوجه الداخلي للخاتم |
Var, gidip getireyim. | Open Subtitles | -عليّ أن أذهب لأحضره . |
Ben gidip geri getireyim. | Open Subtitles | سأذهب لأحضره |
Gidip getireyim! | Open Subtitles | سأذهب لأحضره! |
- Ben gidip getireyim. | Open Subtitles | -سأذهب لأحضره. |
Arabada bıraktım. Gidip getireceğim. | Open Subtitles | تركته فى السياره سأذهب لأحضره |
- Evet. Listedeydim hani. Çin'e gidip onu alacağım ve buraya getireceğim. | Open Subtitles | سأذهب للصين لأحضره |
Çok isterdim, fakat katılmam gereken işler var. | Open Subtitles | سأحب ذلك، ولكن لدي التزام آخر لأحضره |
onu almaya geldiğimdeyse ağladı ve benim yerime ona sanki annesiymiş gibi davrandı. | Open Subtitles | عندما اتيت لأحضره بكى وذهب إليها بدلاً مني وكأنها كانت امه |