Yani vadiyi saklamak için bir tezgâh yaptılarsa bu çok da zor olmamış. | Open Subtitles | اذا لو كان هنا مؤامرة لأخفاء الوادى اقصد , لم تكن لتأخذ الكثير |
Oysa göz önünde durması, gerçek bir tabloyu saklamak için uygun bir yerdir. | Open Subtitles | انها المكان الأمثل لأخفاء الأعمال الأصلية. امام اعيوننا |
her siber guvenligi kendini saklamak icin kullandm. | Open Subtitles | قمتِ بأخذ كل الأحتياطات السيبرانية اللأزمة لأخفاء نفسكِ |
Eğer hala ayaktaysa, birini saklamak için harika bir yerdir. | Open Subtitles | أذا كان مازال قائماً فهو مكانٌ جيد لأخفاء أحدهم |
Laboratuvarınızda çalışan biri ve kanıtları saklamak için iki adamım öldürüldü. | Open Subtitles | و اثنين من زملائى لقوا حتفهم لأخفاء الأدلة. لم يكنْ لى شأناً بهذا |
O yüzden artık kızı saklamak için kusursuz bir yer burası. | Open Subtitles | و لهذا السبب أنه الآن ... المكان الأمثل لأخفاء الفتاة |
Artık bir şeyler saklamak zorunda değilim. | Open Subtitles | . لن أضطر لأخفاء الامور بعد الأن |
Yapıyı trendeyken gördüm ve bir sonraki durakta indim ve oradaki insanlarla tanıştım. Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı. Burası savaş zamanında cephane deposu olarak kullanılmıştı ve ayrıca bir noktada Yahudi mültecilerini saklamak için. | TED | رأيت البناء عندما كنت في القطار، وعندما نزلت في المحطة التالية وقابلت الناس هناك الذين أدخلوني الي بدرومهم الذي يشبه المدفن، والذي كان يستخدم لتخزين الذخيرة خلال الحرب وأيضا، في وقت ما، لأخفاء مجموعات من اللاجئين اليهود. |
Dostunuz yüzümü kalıcı olarak saklamak için benim çaremdi. | Open Subtitles | صديقك كان الحل لأخفاء حقيقتى |
Silah saklamak için daha elverişli. | Open Subtitles | أفضل، لأخفاء السلاح |
Bir cesedi saklamak için en iyi yoldu. | Open Subtitles | أفضل مكان لأخفاء جثة .. |
Muhtemelen kanıtları saklamak içindir. | Open Subtitles | احتمال لأخفاء الدليل. |
Gerçeği saklamak için! | Open Subtitles | ! لأخفاء الحقيقة |