| Ama kızınızın kalbini kazanmak için tekrar yapmaktan çekinmem. | Open Subtitles | لكنّي قد أفعل ذلك مجدّداً لأفوز بقلب ابنتك |
| İçimden bir ses bu gezegenin insanlık için felaket getireceğini söylüyor ve seçimi kazanmak uğruna aksini söylemeyeceğim. | Open Subtitles | أمقت فكرة الإستقرار على هذا الكوكب حيث ستصبح كارثة للبشرية ولن أقول أي شيء خلاف ذلك لأفوز بالإنتخابات |
| Ekibimi aramanızı istiyorum, bu sayede gelip beni kurtarabilirler ve Kaliforniya'daki Piston Kupası'nı kazanmak için vaktinde orada olabilirim. | Open Subtitles | إريد منكم الإتصال بفريقى حتى يقوموا بإنقاذى ويذهبون بى إلى "كاليفورنيا" فى "الوقت المناسب لأفوز بكأس "بيستون |
| Ben onlardan değilim, dostum. Ben kazanmaya geldim. O ödül benim olacak! | Open Subtitles | مهلا، يا أصدقاء ليس بعد أنا هنا لأفوز ، تلك الجائزة لي |
| Neden bu oyunu kazanmaya geldim sanıyorsun? | Open Subtitles | ماالسبب الذي جئت لأفوز باللعبة من أجله برأيك؟ |
| Barış konusunda tavsiyeleri bırak da, kazanmama yardım et. | Open Subtitles | لا أريد نصائح عن كيفية تسوية الامور ساعدنى فقط لأفوز من فضلك . اتفقنا ؟ |
| Bana bu seçimi kazanmam için bir fırsat tanı. | Open Subtitles | إني أسألك أن تمنحني فرصة لأفوز بهذه الانتخابات |
| kazanmak için denemiştim... zeki arkadaşım hayatta olsaydı... | Open Subtitles | ... يجب أن أحاول لأفوز لو كان صديقي العبقري حياً |
| Senin sevgini kazanmak için ne yapmam gerekiyor? | Open Subtitles | ماذا علي أن أفعل لأفوز بمشاعرك؟ |
| Gençlik enerjimi bu milyon doları kazanmak için kullanacağım. | Open Subtitles | سأستخدم قوّة شبابي و حيويتي ! لأفوز بالمليون دولار |
| Bir tane daha ulusal başarı kazanmak ve senin bütün hayallerini gerçekleştirmek için. | Open Subtitles | لأفوز ببطولة دولية وتحقيق كل أحلامكِ |
| kazanmak için gerekeni yaptım sadece. | Open Subtitles | فقط أقوم بما يتطلبه الأمر لأفوز |
| - kazanmak için geldim. | Open Subtitles | انت تعلم أنه تملق انا عدت إلى هنا لأفوز |
| Oscar kazanmak için kiminle yatmalıyım? | Open Subtitles | من الذى أنام معه لأفوز بالأوسكار؟ |
| Brandine'i geri kazanmaya geldim. | Open Subtitles | أنا هنا لأفوز بحب براندين مجددا |
| Ben sadece kalpleri kazanmaya gelmiştim. | Open Subtitles | أنا فقط جئت لأفوز بقلوب الناس |
| Buraya kazanmaya geldim. Durmak niyetinde değilim. | Open Subtitles | جئت هنا لأفوز ولن أتوقف |
| Ama bu sene de kazanmama yardım edersen, yine aynı şeyi yapacağıma söz veriyorum. | Open Subtitles | وإذا ساعدتي لأفوز مجدداً هذه السنة، أعدك أني سأقوم تماماً بنفس الشيء الأمر الذي يعني |
| Barış konusunda tavsiyeleri bırak da, kazanmama yardım et. | Open Subtitles | لا أريد نصائح عن كيفية تسوية الامور ساعدني فقط لأفوز من فضلك . |
| Gidip sana bir eş kazanmama izin ver. | Open Subtitles | دعنى أذهب لأفوز لك بزوجة |
| Deh! Bunu kazanmam lazım. kazanmam lazım. | Open Subtitles | أحتاج لأفوز هذا ، أحتاج لأفوز هذا |
| Ama bu yarışı kazanmam imkansız... | Open Subtitles | ... أجل، لكن ليست هناك فرصة لأفوز بالسباق |