| Çocuklarımın, bir adama öldürmek için 20 kere vurduğumu düşünmesini istemem. | Open Subtitles | لا اريد لأطفالى ان يظنوا اننى ضربت رجلا 20 مرة لأقتله |
| - Seninle konuşmak istiyorum. - öldüreceğim onu! | Open Subtitles | ـ أريد أن أتحدث معك ثانية ـ يا رجل, سأذهب لأقتله |
| Öldürecek kadar ondan nefret etsem de hayatta olmadığı için onu özlüyorum. | Open Subtitles | كرهته بما يكفي لأقتله... لكن طالما إنّه في الحقيقة ميت، أنا أفتقده... |
| -Hayır, öylesin. Ölmeseydi onu ben öldürürdüm. | Open Subtitles | كلا، أنت كذلك، إذا لم يكن ميتاً، كنتُ لأقتله بنفسي. |
| Bazı aptallıklar yapmış olabilirim fakat onu öldürmedim. | Open Subtitles | لقد اقترفتُ بعض الحماقات , لكنني ما كنتُ لأقتله |
| Benim aşkım gerçek! Bu yüzden onu öldürmeye geldim! | Open Subtitles | حبي أصيل و لهذا ا جئت لأقتله . |
| Dört hafta önce yani Ziyaretçilerin beni ilk suçlamalarından önce birisi beni onu öldürmem için tuttu. | Open Subtitles | قبل أربعة أسابيع، قبل أن يوقع بي الزائرون في المرة الأولى، استأجرني أحدهم لأقتله |
| O herifi kendi mülkümde öldürmek için bunca zaman izlerimi özenle saklamadım. | Open Subtitles | لم أستغرق كل هذا الوقت في تغطية أثري لأقتله في النهاية في ممتلكاتي |
| Kocası yakında geri dönecek ve üzülerek söylüyorum ki bir büyücüyü öldürmek kolay değildir. | Open Subtitles | الزوج سيعود قريباً جداً، وانا آسف على ذلك، الساحر ليس بشيئا سهلاً لأقتله. |
| Onu savaş ilan eden mudinin adını vermezsen öldürmek için buraya getirdim, ancak bir kereliğine kendimi tanıttıktan sonra küçük adam hemen purosunu yaktı. | Open Subtitles | لقد أحضرته إلى هُنا فقط لفرض نفوذي عليك لأقتله إذا لم تمنحني إسم المُودع الذي أعلن الحرب علىّ |
| Çünkü bu sefer de gelmezse onu öldüreceğim. | Open Subtitles | لإنه إن لم يظهر هذه المرة، أنا ذاهب لأقتله. |
| O kadar sinirliyim ki, sırf onun yanıldığını ispatlamak için birisini bulup öldüreceğim. | Open Subtitles | أنا... جداً, للغاية غاضب لدرجة أني سأبحث عن شخص لأقتله... |
| Önce gömüp, sonra çıkartıp tekrar öldüreceğim! | Open Subtitles | . سأدفنة , وأحفر لأقتله مرة أخرى |
| Pekâlâ Vali. Bana Öldürecek bir şeyler gönder. Hadi Pam. | Open Subtitles | حسناً أيها الحاكم، إجلب لي شيئاً لأقتله. |
| Öldürecek kadar yakınımda olmayan hiç kimseye güvenmem. | Open Subtitles | إنني لا أثق بأي أحد لست على مقربةٌ منه لأقتله |
| O irikıyım herifi, elimden gelseydi öldürürdüm. | Open Subtitles | ذلك الرجل الضخم كنتُ لأقتله لو كنتُ قادراً على ذلك |
| Onu ya da başka birini öldürmedim. | Open Subtitles | لم أكن لأقتله قط هو أو أي شخص آخر |
| Çünkü buraya onu öldürmeye ve o sırada kendim de ölmeye geldim. | Open Subtitles | -لأنّي أتيتُ لأقتله و أموت أثناء ذلك |
| Bir keresinde bir adama bana onu öldürmem için yalvarmadan önce 11 el sıkmıştım. | Open Subtitles | رأيت رجلاً في مرة أخذ 11 منها قبل أن يستجديني لأقتله |
| Biliyorum. Ve bir şey yapabilseydim onu öldürmezdim. | Open Subtitles | أعلم، وما كنتُ لأقتله لو كان بيدي فعل شيء. |
| Ne kadar kızgın olsam da onu öldüremezdim. | Open Subtitles | بقدر ما كنت غاضبة، لم أكن لأقتله أبداً. |
| Eğer onu öldüremezseniz kendim öldürürüm! | Open Subtitles | وإذا أنت لا تستطيع قتله انا سأذهب لأقتله وبعد ذلك انا سأقتلك |
| - Onu ben öldürebileyim diye.. | Open Subtitles | "لقد تُرك هنا لأقتله" |