| Bir kızla konuşmak ve ona "branşın ne?" diye sormamak ne güzel | Open Subtitles | إنه لأمر رائع لذا الكلام مع بنت ولا يجب أن يسأل "ماذا رئيسيك؟ " |
| Bay Bragin, sizi hastanemizde tekrar görmek ne güzel. Vu-huu! | Open Subtitles | سيد "براغن"، إنه لأمر رائع رؤيتك تعود إلى المستشفى. |
| - Tekrar aramızda olman ne güzel, Walt. - Teşekkürler. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع رجوعك لنا، والت شكرا. |
| Son zamanlarda bana daha iyi görünmen harika bir şey. | Open Subtitles | انه لأمر رائع كيف تبدو لي أفضل بكثير في الآونة الأخيرة |
| Gerçek dünyada başarısızlığa uğramadan önce bunu yapman bence harika bir şey. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع أن تفعلي ذلك قبل فشلك في العالم الحقيقي |
| Okul, hastane, park yaptırmak harika bir şey. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع أن نرغب ببناء, المدارس و المستشفيات و الحدائق |
| Seni görmek ne güzel! | Open Subtitles | إنه لأمر رائع رؤيتك |
| Seni görmek ne güzel Tommy. Müthiş görünüyorsun. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع رؤيتك، تومي. |
| ne güzel. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع |
| Birlikte çok iyi bir iş çıkardık, harika bir şey bu. Bunu görmek çok güzel. | Open Subtitles | ونحن نعمل بشكل جيد معا إنه لأمر رائع. |
| Geri dönmek harika bir şey. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع لذا أن يكون خلفيا. |
| İki gün önce, kafasındaki her düşünceyi yazdığı bana şarkı söylemenin harika bir şey olduğunu büşünen bir kızla görüşmeye başladım. | Open Subtitles | لمدة يومين أرى نفسي مع شخص يعتقد أنه لأمر رائع أن الموسيقى كل... احد، تافهة يعتقد أن الخطوات في الرأس. |
| Seni New York'da görmek harika bir şey! | Open Subtitles | ! إنه لأمر رائع أن أراكِ، أيضا ...!"في "نيويورك |
| O masanın arkasında Kelso'dan başkasını görmek harika bir şey. | Open Subtitles | إنه لأمر رائع رؤية شخصٌ ما غير (كيلسو) خلف ذلك المكتب |