Bu kadın sana, ona yalan söylediğin için öfkeliyken bulduğun çözüm bacağın kırılmış gibi mi yapmak yani? | Open Subtitles | هذه المرأة غاضبة منك لأنك كذبت عليها لذلك فالحل ان تتظاهر بانك كسرت سآقك ؟ |
Yaptığın şey için mi yoksa yalan söylediğin için mi üzgünsün? | Open Subtitles | آسف على ما فعلته أو آسف لأنك كذبت بخصوصه؟ |
- Ona bir şey olursa... - O, yalan söylediğin için burada. | Open Subtitles | إن حصل لها مكروه - إنها هنا لأنك كذبت عليها - |
Çünkü yalan söyledin. | Open Subtitles | لأنك كذبت. |
Hayır, iş başvurunda yalan söylediğin için kovuldun. | Open Subtitles | -كلا، فُرّطَ فيك لأنك كذبت على طلب إلتحاقك |
Bana yalan söylediğin için cezalısın. | Open Subtitles | انت سوف تعاقب لأنك كذبت علي |
Onlara yalan söylediğin için. | Open Subtitles | لأنك كذبت عليهم |
Lacey'in duruşmasında yeminliyken yalan söylediğin için anlaşmayı hemen çekmişler. | Open Subtitles | و قالوا إنهم تخلوا عن إتفاقك لأنك كذبت تحت القسم في مُحاكمة (ليسي). |