Neden bu kadar kızgınsın seni nehirde gördüğüm için mi? | Open Subtitles | لماذا أنت غاضبة جدا؟ لأنني رأيتك في الماء؟ |
Seni Struldbrugg'lardan önce gördüğüm için şanslısın. | Open Subtitles | أنت محظوظ للغاية لأنني رأيتك قبل السترالدبرغزيين |
Biliyorum, bu beni ilgilendirmez ama, seni bir hafta içinde iki kere çıplak gördüğüm için, sanırım sorabilirim, canını sıkan bir şey mi var? | Open Subtitles | , أتعرف، هذا ليس من شأني .. ولكن لأنني رأيتك عارياً مرّتين في أسبوع أعتقد أنني استطيع أن أسأل |
Bunu övünmek için değil bu kız için her şeyi yaptığını gördüğüm için söylüyorum. | Open Subtitles | ولا أقول هذا لأضايقك أقوله لأنني رأيتك تضحين بكل شيء |
Bana yalan söyleme çünkü seni gördüm. | Open Subtitles | لا تكذبي عليّ لأنني رأيتك |
Haberlerde gördüğüm için ölmediğini biliyordum ama insan hayalleriyle yaşıyor işte. | Open Subtitles | بدأت أظن أنك مت. أعرف أنك لم تمت لأنني رأيتك في الأخبار، لكن يمكن للفتاة أن تحلم. |
İki hafta sonra da hayatını zorlaştıran iki çocuğa karşı sesini yükseltme cesaretini nihayet buldu. "Anne, bu cesareti, senin bunu yaptığını gördüğüm için kendimde buldum." | TED | وبعد إسبوعين وجدت الشجاعة اخيراً لتقف أمام طفلين كانا يجعلان حياتها مزرية، عادت للمنزل و قالت لي، "أمي، لقد وجدت الشجاعة لأفعلها لأنني رأيتك تفعليها." |
Seni gördüğüm için çok mutluyum. | Open Subtitles | ... أنا مسرورة لأنني رأيتك ... |
Seni gördüğüm için kaçıyordum. | Open Subtitles | .أنا أهرب لأنني رأيتك |
Seni o gün gördüğüm için kızdın mı Deac? | Open Subtitles | هل أنت غاضب، (ديك)، لأنني رأيتك في ذلك اليوم؟ |