| Ona bir erkek gibi davrandım çünkü her zaman kendi sorumluluğunu üstlenmiştir. | Open Subtitles | ، أعامله كرجل . لأنه دائما يُعالج مسؤولياته |
| çünkü her zaman senden daha kötü durumda olan biri vardır. | Open Subtitles | لأنه دائما ما يوجد شخص ما قد حصل له أسوا مما حدث لك |
| Erkek arkadaşım dalga geçer benimle, iki küpeyle dışarı çıkmamam gerektiğini söyler, çünkü her zaman birini kaybediyorum. | Open Subtitles | لا يجب أن أخرج باثنين من الأقراط لأنه دائما يخسر واحد منهم ، أليس كذلك؟ |
| Para umurunuzda değil çünkü hep paranız olmuş. | Open Subtitles | أنت لا تهتمّين بالمال لأنه دائما عندك |
| Karagöz diyoruz, çünkü hep şöyle der: | Open Subtitles | نحن ندعوه بذلك لأنه دائما يقول : - انظروا (في عيني*). |
| çünkü her zaman sandığınızdan daha uzun sürer. | Open Subtitles | لأنه دائما يأخذ وقتا أطول مما تتوقع |
| Evet, çünkü her zaman sözümü dinlerdi. | Open Subtitles | نعم,لأنه دائما يستمع إلى ما أقوله |
| çünkü her zaman bir facia haline gelmiştir. | Open Subtitles | لأنه دائما . كارثة |
| çünkü her zaman bir facia haline gelmiştir. | Open Subtitles | لأنه دائما كارثة. |
| çünkü her zaman hayatımın bir parçasıydı. | Open Subtitles | لأنه دائما جزء من حياتي. |