Aramaya devam etmelisin çünkü benimkinden vazgeçmiyorum. | Open Subtitles | أظنّ أنّ عليك أن تستمرّ في البحث لأنّني لن أتخلّى عن حياتي السّعيدة |
Bak ne diyeceğim, sana 100 bin papel indirim yaparım çünkü emlakçıya komisyon ödemek istemiyorum. | Open Subtitles | سأحسم لك 100 ألف دولار من ثمنه لأنّني لن أضطرّ إلى دفع عمولة للسمسار |
Ama benden ayrılmak zorunda kalırsın çünkü ben hiçbir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | لكنّ عليكِ أنتِ ان تقرّري الانفصال لأنّني لن أذهب إلى أيّ مكان |
Verilecek pek bir şey yok çünkü bir daha gitmiyorum. | Open Subtitles | ليس هذا بالفضلِ الكبير لأنّني لن أعودَ مجدّداً |
güle güle demiyeceğim, çünkü hiçbir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | لنأقولوداعاً، لأنّني لن أذهب إلى أي مكان. |
çünkü kontrol edemeyeceğim şeyler için stres yapmayacağım. İyi geceler. | Open Subtitles | لأنّني لن أقلق بشأن أمور لا أستطيع السيطرة عليها، ليلة سعيدة. |
Neyse ki görmek zorunda değilim çünkü artık sevgilin olmayacağım. | Open Subtitles | حسنٌ، لحسن الحظ، لن أضطر لرؤيتها، لأنّني لن أكون خليلتك بعد اليوم. |
Bana ne yaptırdığını umursuyorum, çünkü yalancı şahitlik yapacak değilim. | Open Subtitles | ما يهمني هو ما تجعلني أقوم به لأنّني لن أحرّض على شهادة الزور |
O bir milyonu kıçına sokabilirsin çünkü sadece işini reddetmekle kalmayıp seni dava edeceğim. | Open Subtitles | ضع هذه المليون في مؤخرتك لأنّني لن أرفض وظيفتك فحسب بل سأقوم بمقاضاتك |
Avucunun tadını unutma, çünkü ben unutmayacağım. | Open Subtitles | لذا تذكر طعم الخسارة ، لأنّني لن أنسى هذه اللحظة |
çünkü bunun tekrar olmasına izin vermeyeceğim, o istese bile. | Open Subtitles | لأنّني لن أخوض في هذا مُجدّداً، ولا هي أيضاً. |
çünkü ülkemi korumak için yapmayacağım hiçbir şey yoktur. | Open Subtitles | لأنّني لن أمتنع عن أيّ شيء لحماية بلدي |
Hayır, hayır! Planınız her ikinizin de yaralanmanıza veya vurulmanıza neden olabilir. çünkü benim planım hala aynı! | Open Subtitles | خطتكما الآن قد تجعلهما يُصابان أو يُقتلان، لأنّني لن أغيّر من خطتي! |
Kimi aradığın umurumda değil çünkü yapmayacağım. | Open Subtitles | لا أعبأ بمن تتّصل، لأنّني لن أفعلها. |
O zaman beni kelepçelemen gerek çünkü ben gidiyorum. | Open Subtitles | لأنّني لن أبقى هنا لقد سمعتما الرجل |
Hazırlanmama gerek yok çünkü tanıklık etmeyeceğim. | Open Subtitles | إنّني لست بحاجة للتحضير لأنّني لن أشهد. |
Sen bu kadar üzgünken gidemem. Gitmek zorundasın çünkü durmayacağım. | Open Subtitles | يتحتّم عليك ذلك لأنّني لن أتوقّف |
çünkü ben bencil olmayacağım. | Open Subtitles | لأنّني لن أكون أنانيّاً |
İyi. çünkü başaracağım. | Open Subtitles | جميل، لأنّني لن أفشل. |
çünkü dinimi değiştirmeyeceğim. | Open Subtitles | لأنّني لن أتحول عن ديانتي. |