Leslie'yi korkutmak için bardan çıkmasını bekliyordum ama siz geldiniz. | Open Subtitles | كنت منتظر , ليزلي لمغادرة البار لإخافتها ثم ظهرتم أنتم |
Aynı söylediğin gibi. Onu korkutmak için iyi bir gösteri yaptık. | Open Subtitles | كما طلبت ، لقد قمنا بعرض جيد لإخافتها |
Belki oraya gözünü korkutmak için gitmişti. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا ذَهبَ هناك لإخافتها. |
- Onu korkutmak için orada bekliyordum. | Open Subtitles | عرفت أنّني كنت أنتظر هنا لإخافتها |
Doktor dedi ki onu korkutmak için etrafını çiçeklerle donatmalıymışız. | Open Subtitles | -أمرنا الطبيب بوضع الورود حول زهرة الزنبق لإخافتها. |
Onları onu korkutmak için kullanacak. | Open Subtitles | سيستخدمه كعذر لإخافتها |
- Onu korkutmak için efendim. - Tamam, ama neden? | Open Subtitles | لإخافتها يا سيدي - نعم، لكن لم ؟ |
Biz de onu korkutmak için kaçırma sahnesi düzenledik. | Open Subtitles | (كوليت) فُلان... لذا نظمنا عمليّة إختطاف لإخافتها. |