| Peki neden Depo'ya gidip onları çıkarmanın bir yolunu bulmuyoruz? | Open Subtitles | لما لا نذهب إلى المستودع و نجد طريقة لإخراجهم ؟ |
| Elektriği açmadan onları oradan çıkarmanın bir yolu yok. | Open Subtitles | -لاتوجد طريقة لإخراجهم بدون أن نُعيد تشغيل الطاقة |
| Onları istasyonun dışına çıkarmanın bir yolunu bulmalıyım, ve geri Triton'a. | Open Subtitles | إحتجت طريقة لإخراجهم من هذه المحطة |
| Sonra da onları dışarıya çıkaracak bir yol bulmak istiyorum. | Open Subtitles | ثم أريد أن أجد طريقة لإخراجهم |
| Sonrada onları dışarıya çıkaracak bir yol bulmak istiyorum. | Open Subtitles | ثم أريد أن أجد طريقة لإخراجهم |
| Adam başı 500,000, yüzde ondan Altısını çıkarmak için 300 bin dolara ihtiyacın olacak. | Open Subtitles | كفالة خمسين ألفاَ للواحد مع عشرة بالمئة ستحتاجون 300 ألف لإخراجهم الستة |
| Tori sonunda onları güvenli bir şekilde çıkarmanın yolunu buldu. | Open Subtitles | عثرت (توري) أخيراً على طريقة لإخراجهم من هناك سالمين |
| - Onları deliklerinden çıkarmanın bir yolu bu. | Open Subtitles | -هذه طريقة لإخراجهم من مخبأهم . |
| Tori sonunda onları güvenli bir şekilde çıkarmanın yolunu buldu. | Open Subtitles | وجدت (توري) طريقة لإخراجهم بأمان. |
| Ama şahinlerin, onları oradan çıkarmak için bir taktiği vardır. | Open Subtitles | لِكِنّ الصقور تملِكُ تكتيكاً لإخراجهم. |
| Onları çıkarmak için sekiz dakikan var. | Open Subtitles | لديك 8 دقائق لإخراجهم. |
| - Hayır, yardım etmeye. çıkarmak için bir planınız vardır eminim. | Open Subtitles | واثق أن لديكما خطة لإخراجهم. |