| Zamanınızı boşa harcadığım için üzgünüm ve benim zamanımı harcadığınız için daha da üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف جداً لإضاعة وقتكِ ! وأشد أسفاً أيضاً أنكِ قد أضعتى وقتى |
| Ve vaktinizi boşa harcadığım için çok özür dilerim. | Open Subtitles | وأنا... إنّني... آسفة جداً لإضاعة وقتكما. |
| Zamanımızı boşa harcamaya gerek yok. Tekrar tekrar aynı şey söyleniyor. | Open Subtitles | ..حسناً،لا داعي لإضاعة الوقت في قول الشيء نفسه مرارا وتكرارا |
| Eğlence ve kazanç olmasa işin içinde vakit harcamak böyle bir ahmakla hakaret olurdu aklıma. | Open Subtitles | .لان يجب ان تكون معرفتي عميقة ولا معنى لإضاعة وقتي مع مثل هذا الديك الرومي . و لكن استفد منه في التسلية و المال |
| Sanırım öpüşmekle zaman kaybetmemize gerek yok. | Open Subtitles | يبدو أنّ لا داعي لإضاعة الوقت في تبادل القُبل |
| Şey, her neyse, zamanınızı aldığım için özür dilerim. | Open Subtitles | حسناً, إذاً على أية حال أنا آسفة لإضاعة وقتك |
| Tek tahminim koca bir yarağın olduğu yoksa neden Vaktini senin gibi bir salakla harcasın? | Open Subtitles | كل ما يمكنني افتراضه هو أنّك جيّدٌ في العلاقة الحميمة، لأنه ما من سببٍ آخر سيدفعها لإضاعة وقتها مع وغدٍ مثلك. |
| Bugün buradan gidince aileni ara ve vakitlerini, daha önemlisi paralarını boşa harcadığın için onlardan özür dile. | Open Subtitles | عندما ترحلون من هنا اليوم، أتصلوابأهلكم... . وأخبروهم إنّكم متأسفون لإضاعة وقتهم والأهممنذلكإضاعةأموالهم.. |
| Vaktinizi harcadığım için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة لإضاعة وقتك. |
| Vaktini harcadığım için özür dilerim. | Open Subtitles | آسف آسف جداً لإضاعة وقتك |
| Vaktini harcadığım için özür dilerim. | Open Subtitles | آسف آسف جداً لإضاعة وقتك |
| - Zamanını harcadığım için üzgünüm. Yalan söylüyorsun. | Open Subtitles | آسف لإضاعة وقتكما |
| Vaktinizi boşa harcadığım için çok özür dilerim. | Open Subtitles | أجل، أنا آسفة لإضاعة وقتك |
| Buraya telefon tamir etmeye mi geldin, zaman harcamaya mı? | Open Subtitles | هل وصلت هنا لإصلاح الهاتف أم لإضاعة وقتك؟ |
| - Bu soytarı zamanımı harcamaya mı gelmiş? | Open Subtitles | أنا أهذا المهرج هنا لإضاعة وقتي؟ |
| Zamanınızı harcamaya gerek yoktu. | Open Subtitles | لا حاجة لإضاعة وقتكِ, |
| Bu kağıtlarla zaman harcamak zorunda değilsin. | Open Subtitles | ولست مُضطراً لإضاعة الوقت بكل هذا الورق. |
| Paramı harcamak için berbat bir yol. | Open Subtitles | وسيلة مريعة لإضاعة أموالي |
| Zaman kaybetmemize gerek yok. | Open Subtitles | لأن لا يوجد أي حاجة لإضاعة الوقت |
| - Bay White, vaktinizi aldığım için çok özür dilerim. | Open Subtitles | سيد [ وايت ] أنا آسفة للغاية ... لإضاعة وقتك |
| Vaktinizi aldığım için özür dilerim ama kendimce sebeplerim var. Hayır, hayır. | Open Subtitles | أعتذر لإضاعة وقتك لكن أنا لدي أسبابي |
| Bugün buradan gidince aileni ara ve vakitlerini, daha önemlisi paralarini bosa harcadigin için onlardan özür dile. | Open Subtitles | عندما ترحلون من هنا اليوم، أتصلوابأهلكم... . وأخبروهم إنّكم متأسفون لإضاعة وقتهم والأهممنذلكإضاعةأموالهم.. |