Tamam millet. Bugün hayat kurtarmak için güzel bir gün. | Open Subtitles | حسناً أيّها القوم يا لهُ من يومٍ جميلٍ لإنقاذِ حياة |
Ve ondan sonra seni kurtarmak için geç kalmış oluruz. | Open Subtitles | و بذلكَ الوقت سيكونُ فاتَ الأوان لإنقاذِ حياتِك |
Bu hastanedeki doktorlar, arkadaşlarım, hepsi onu kurtarmak için çabaladı. | Open Subtitles | وأطبّاءُ هذا المشفى، أصدقائي... جميعهم عملوا لإنقاذِ حياته |
Onu kurtarmaya çalışırken öldürebileceğini anlamalısın. | Open Subtitles | إفهمي أنكِ قد تقومي بقتلها في محاولتَكِ لإنقاذِ حياتها |
Godfrey Enstitüsü, kendini hayat kurtarmaya adamış, son teknoloji ürünü ekipmanlara sahip bir tıp tesisidir. | Open Subtitles | " مؤسسة "غودفري"، عبارة عن مركزِ للعلوم الطبيّة " " مكرسةُ لإنقاذِ الأرواح ، أطبائنا، علماءنا و موظفونا " |
Gücüm elverdiğince bu şehri kurtarmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أفعلُ كل مافي وسعي لإنقاذِ المدينة |
Ziyaretçi Yüksek Komutanı Anna'nın kızını kurtarmak için isteyerek hayatını vermeye gönüllü olarak depoya girerken şok edici ve eşi görülmemiş bir an yaşıyoruz. | Open Subtitles | في لحظةٍ مرعبةٍ و غيرِ مسبوقة، القائدة العليا للزائرين (آنا) على وشكِ دخولِ هذا المستودع، بنيّةِ التضحيةِ بحياتها لإنقاذِ ابنتها. |
Sybil'ı kurtarmaya gittiğin için sağ ol. | Open Subtitles | شكراً لك على قدومك لإنقاذِ "سيبيل" |