Kurtarmak istediğin birini kurtarmak için bir sebebe ihtiyacın yok. | Open Subtitles | انت لا تحتاج لسبب لإنقاذ شخص تريد انقاذه |
Gerçekten özür dilerim. Fakat babam yaşamını birini kurtarmak için feda ettiyse o zaman o kişi, benim için de değerlidir. | Open Subtitles | أنا آسفة حقًا، ولكن إن كان أبي ضحى بحياته لإنقاذ شخص آخر، فإن حياته تكون ثمينة بالنسبة لي أيضا |
Herkesin hayatını birini kurtarmak için riske atmaya değer diye mi düşünüyorsun. | Open Subtitles | بحاجة أن تسأل نفسك، هل تستحق التضحية بجميع هؤلاء الأرواج لإنقاذ شخص آخر. |
Bir zamanlar öldürmeye çalıştığın birini kurtarmak için çok çalışıyorsun. | Open Subtitles | تبذلين قصارى جهدك لإنقاذ شخص حاولتِ قتله ذاتَ مرة |
Tıpkı ölümcül bir durumda kalmış birini kurtarmak için hep birlikte çalışması gereken bir ilk müdahale ekibi gibi. | Open Subtitles | وفى كثير من الأحيان يتطلب الأمر فريق من أول المُستجيبين لإنقاذ شخص فى مأزق مٌميت |
birini kurtarmak için neler yaptığını bir düşünsene. | Open Subtitles | أتعلم مالذي مررت به لإنقاذ شخص واحد؟ |
Sevdiğin birini kurtarmak için sen ne yapardın? | Open Subtitles | ماذا ستفعل لإنقاذ شخص تحبه? |
Vincent önceden sadece müdahale etmek için ya da birini kurtarmak için öldürürdü. | Open Subtitles | أقصد أن(فينسنت)اعتاد ان يهاجم فقط عندما يتدخل لإنقاذ شخص ما |