| İç çamaşırları almaya gelen şoför olmalı bu. İşte orada. | Open Subtitles | لابد وأنّه السائق جاء ليأخذ الملابس الداخليّة، ها هي هناك |
| - Ne oldu? Çarptığımızda kaydetmeyi durdurmuş olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه توقّف عن التسجيل إبان الحادث. |
| - Kaza sırasında kayıt durmuş olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه توقّف عن التسجيل إبان الحادث. |
| - O da verdiğimiz bilgilerde vardı. Aynı dediğimiz gibi, müşterilerine bir servet ödemiş olmalı. | Open Subtitles | ذلك أيضاً، كان ضمن معلوماتنا كما قلنا، لابد وأنّه دفع للجمارك، ثروة |
| Bir şey bu ayağı kemirip koparmış, buraya kadar taşımış olmalı, bu da cesedin buradan çok uzak olmadığını gösterir. | Open Subtitles | لابد وأنّه قضم القدم وجرها إلى هنا مما يعني، أنّ بقية الجثة ليست بعيدة من هنا |
| Partinizde keman çalarken Afrikalının kaçacağını biliyor olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه كان يعرف أن الأفريقي سيهرب بينما كان يعزف لك في الحفلة. |
| Açık havadan olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه كل هذا الهواء المُنعِش |
| Sosyal Hizmetler'de bir bağlantısı olmalı. | Open Subtitles | لذا، لابد وأنّه كان لديه صلة بأحد في "ك.خ.م" |
| - Öyleyse başka kanıtları da olmalı. | Open Subtitles | ...لابد وأنّه يملك مزيدًا من الأدلة |
| - O olmalı. - Neden Elliot, Bernie'nin deli kalmasını istesin ki? | Open Subtitles | لابد وأنّه هو - (لماذا يريد (إليوت) إبقاء (بيثـل - |
| Adı, Abu Ahmed El-Kuwaiti. Bu Abu Ahmed olmalı. | Open Subtitles | (أبو أحمد الكويتي) لابد وأنّه (أبو أحمد) |
| Şaraptan olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه من فعل الخمر |
| Çok zor olmalı. | Open Subtitles | . لابد وأنّه كان أمراً صعباً |
| - Broussard olmalı. | Open Subtitles | لابد وأنّه (بروسارد) |