| Eşyalar adam gibi olsun istediğim için her şeyi teker teker alıyorum. | Open Subtitles | بشتري شيء واحد كل مرة لاتأكد أني أحصل على كل شيء تمام |
| emin olmak için avukatın asistanlarından biriyle yattım az önce. | Open Subtitles | أعلم لقد أقمت علاقة للتو مع أحد متدربي المحامية لاتأكد |
| Hayatlarında mutlu, sağlıklı olmalarını istiyorum ama öyle olmalarından emin olmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. | TED | أريدهم أن يكونوا سعداء وأصحاء في حياتهم، ولكني لا أعلم مالذي يفترض فعله لاتأكد من أنهم سعداء وأصحاء. |
| Ölümünüzü teyit etmek için aramıştım, ama sağ çıkmışsınız. | Open Subtitles | كنت اتصل لاتأكد من موتك ولكنك مازلت حياً |
| Bana yerini söylersen, senin başına fazla bir şey gelmemesi için elimden geleni yaparım. | Open Subtitles | اذا اخبرتينى اين هو سأبذل ما بوسعى لاتأكد انه لن يحدث لكِ شىء |
| Silah çekeceğini düşündüm. Ne yapacağını görmek için de beklemedim. | Open Subtitles | لقد اعتقدت انه سيشهر سلاحه ولكنى لم انتظر لاتأكد |
| Neyse, sadece iyi imisin diye sormak için aradım. | Open Subtitles | على أية حال، أنا فقط اتصلت لاتأكد بانك بخير |
| Bu yüzden benimle anlaşırsanız... sizi olmak istediğiniz yere taşımak için elimden gelen her şeyi yaparım. | Open Subtitles | سأفعل كل ما بوسعي لاتأكد انكم ستصلون للمكانة التي تطمحون إليها |
| Bak, buraya aramızda olanın, aramızda kalacağından emin olmak için geldim. | Open Subtitles | اسمع لقد اتيت هنا لاتأكد أن ماحدث بيننا سيبقى بيننا |
| Bu gün burada olması için 25 arama yapmam gerekti. | Open Subtitles | كان علي ان اتصل بها 25 مرة اليوم لاتأكد من حضورها الحفلة |
| Tehdidin yok olduğundan emin olmak için Batı taraflarını geziyordum. | Open Subtitles | كنت فى الخارج امسح المنطقة الغربية لاتأكد ان الخطر قد زال |
| Sonra sikişirken boğulmamak için bir tane de sarı hap alıyorum. | Open Subtitles | ثم اتناول الحبه الصقراء فقط لاتأكد الا اصاب بجلطه بينما اقوم بالجماع |
| Ve siz panik odasında saklanırken, yalan söylemediğinden emin olmak için dosyayı almaya gittim. | Open Subtitles | بينما كنت ترتعد في المخبأ ذهبت وأتيت بهذا الملف لاتأكد انك لم تكن تكذب |
| Benim cüzdanım olduğundan emin bir şekilde karıştırmaya başladım. | Open Subtitles | حسنا ,بداءت فى التفتيش فيها لاتأكد انها ملكى |
| Bende! Ben sadece, buraya gelip bu anın ne kadar inanılmaz olduğundan emin olmaya geldim. | Open Subtitles | لقد عدت لاتأكد من تكف عن تصرفاتك هذه و تقدر الروعة التى تتصف بها |
| Gerekli düzenlemelerin yapıldığından emin olmak gerek. | Open Subtitles | حسناً ، أنا ذاهب لاتأكد أن يتم اتخاذ الترتيبات اللازمة |
| Ama yedek sunucuyu kontrol edip görüntüyle kimsenin oynamadığından emin olmam gerek. | Open Subtitles | أنا فقط بحاجة للتحقق من الخدمة الاحتياطية لاتأكد ان لا أحد عبث بها |